Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, bir kimseye sırf huzur ve sükûnunu bozmak amacıyla ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı amaçla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasıdır. Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir ve soruşturma ancak mağdurun şikâyeti üzerine yapılır (Türk Ceza Kanunu m.123). Hapis cezası adlî para cezasına çevrildiğinde bir gün karşılığı 1 Haziran 2024’ten beri en az 100, en fazla 500 Türk lirasıdır; internette hâlâ görülen 20-100 TL aralığı artık uygulanmaz (TCK m.52/2).
Bu yazı, ısrarlı arama, mesaj veya gürültü nedeniyle şikâyetçi olmayı düşünen mağdur ile hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma soruşturması ya da davası yürütülen şüpheli veya sanık için suçun unsurlarını, cezayı, şikâyet ve uzlaştırma kurallarını ve suçun ısrarlı takip, tehdit, hakaret ve gürültü kabahatinden farkını madde dayanaklarıyla açıklar.
1. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma: Öne Çıkanlar
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir ve suç mağdurun şikâyetine bağlıdır (TCK m.123).
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma cezası adlî para cezasına çevrilirse bir gün karşılığı 100-500 Türk lirasıdır; bu aralık 1 Haziran 2024’te 20-100 Türk lirasından yükseltilmiştir (TCK m.52/2; 7499 sayılı Kanun).
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği günden başlayarak altı aydır (TCK m.73/1-2).
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma uzlaştırmaya tabidir; aynı mağdura karşı hakaret gibi uzlaştırma dışı bir suçla birlikte işlenmişse uzlaştırma uygulanmaz (CMK m.253/1-a ve m.253/3).
- Israrlı takip (TCK 123/A) ayrı ve daha ağır bir suçtur: cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir ve uzlaştırmaya tabi değildir (TCK m.123/A; CMK m.253/3).
- Kişilerin huzur ve sükununu bozma davasına asliye ceza mahkemesi bakar ve dava zamanaşımı sekiz yıldır (5235 sayılı Kanun m.11; TCK m.66/1-e).
2. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu Nedir? (TCK 123)
TCK’nın 123. maddesi kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu düzenler. Madde tek fıkradan oluşur: “Sırf huzur ve sükûnunu bozmak maksadıyla bir kimseye ısrarla; telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması halinde, mağdurun şikayeti üzerine faile üç aydan bir yıla kadar hapis cezası verilir.” (TCK m.123/1). Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda korunan değer, kişinin başkalarının ısrarlı müdahalesi olmadan günlük hayatını sürdürebilmesidir.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu için kanunun seçtiği üç hareket şunlardır:
- Israrla telefon etmek: aynı kişiyi tekrar tekrar aramak.
- Israrla gürültü yapmak: belirli bir kişiyi rahatsız etmek amacıyla tekrarlanan gürültü.
- Aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranış: telefon ve gürültü dışında kalan, aynı amaçla tekrarlanan hukuka aykırı davranışlar.
Üçüncü seçenek maddeyi belirli bir araçla sınırlamaz. Bu yüzden kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yalnız telefonla değil, mesaj, e-posta, sosyal medya veya kişinin kapısına tekrar tekrar gelinmesi gibi davranışlarla da işlenebilir; yeter ki hareket belirli bir kişiye yöneltilmiş, ısrarlı ve sırf onun huzurunu bozma amacıyla yapılmış olsun.
2.1. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Unsurları
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşması için üç koşul birlikte aranır. Bunlardan biri eksikse fiil ne kadar rahatsız edici olursa olsun TCK 123 uygulanmaz.
- Belirli bir kişiye yöneltme: Madde “bir kimseye” yapılan hareketi cezalandırır (TCK m.123). Bir sokağa, apartmana veya herkese yönelik rahatsızlık bu suçu değil, aşağıda anlatılan gürültü kabahatini veya TCK 183’teki suçu gündeme getirir.
- Israr: Hareketin tekrarlanması gerekir. Kanun “ısrarla” sözcüğünü kullandığı için tek bir arama, tek bir mesaj ya da bir kez yapılan gürültü, mağdur rahatsız olsa bile kural olarak kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu oluşturmaz.
- Sırf huzur ve sükûnu bozma amacı: Fail, başka bir amaçla değil, yalnız mağdurun huzurunu bozmak için hareket etmelidir (TCK m.123). “Sırf” sözcüğü, genel kasttan fazlasını, yani özel bir amacı arar.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda kanun ısrar için bir sayı belirlemez. Aramaların veya mesajların sayısı, hangi aralıklarla ve hangi saatlerde yapıldığı ve özellikle mağdur rahatsız olduğunu açıkça bildirdikten sonra da sürüp sürmediği somut olayda birlikte değerlendirilir. Mağdurun “beni aramayın” uyarısından sonra devam eden aramalar, ısrarın ve amacın ispatında en güçlü olgulardan biridir.
2.2. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma: Telefon, Mesaj, WhatsApp ve Sosyal Medya
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu bugün en çok telefonla aramak ve mesaj göndermek yoluyla işlenir. Konuşmadan kapatılan aramalar, gizli numaradan yapılan aramalar, SMS, WhatsApp, Instagram veya başka bir uygulama üzerinden art arda gönderilen mesajlar, belirli bir kişiye, ısrarla ve sırf huzurunu bozmak amacıyla yapılıyorsa TCK 123 kapsamında değerlendirilir. Madde telefon etmeyi açıkça saydığı, geri kalan araçları da “aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranış” ibaresiyle kapsadığı için aracın türü sonucu değiştirmez (TCK m.123).
Mesajların içeriği ise suçun adını değiştirebilir. Mesaj bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahsediyorsa tehdit, kişinin onurunu, şerefini veya saygınlığını hedef alıyorsa hakaret, cinsel amaç taşıyorsa cinsel taciz gündeme gelir; bu ayrım aşağıdaki bölümde anlatılmıştır. Mesajların ekran görüntüsünün ve ses kayıtlarının delil değeri için ses kaydı ve WhatsApp yazışması delil olur mu yazımıza bakabilirsiniz.
2.3. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Sayılabilecek Davranışlar
Aşağıdaki örnekler varsayımsaldır ve her birinde yukarıdaki üç koşulun ayrıca bulunması gerekir:
- Ayrıldığı eski partnerini, cevap vermemesine rağmen gün içinde defalarca arayan veya mesaj atan kişi.
- Bir komşuyu hedef alarak, onun uyuduğu saatlerde tekrar tekrar duvara vuran ya da yüksek sesle müzik açan kişi.
- Başkasının kapı zilini tekrar tekrar çalıp kaçan veya onun adına sürekli asılsız sipariş veren kişi.
- Aynı kişiye farklı hesaplardan sosyal medya mesajı göndermeyi sürdüren kişi.
Bu davranışlar fiziken takip etme veya mağdurda güvenlik endişesi doğurma boyutuna ulaşmışsa, olay artık kişilerin huzur ve sükununu bozma değil, daha ağır olan ısrarlı takip suçu (TCK 123/A) bakımından değerlendirilir.
2.4. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunun Oluşmadığı Hâller
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, unsurlardan biri eksik olduğunda oluşmaz. Uygulamada en sık üç durumla karşılaşılır:
- Tek seferlik hareket: Bir kez aramak veya bir kez mesaj atmak ısrar unsurunu karşılamaz.
- Meşru bir amaç: Alacağını istemek, bir işi hatırlatmak veya ortak çocukla ilgili bilgi almak için yapılan aramalarda failin amacı “sırf” huzuru bozmak değildir; bu aramalar rahatsız edici olsa bile TCK 123’teki özel amaç eksik kalır. Aramaların sıklığı, saati ve içeriği meşru amacı aşıyorsa değerlendirme değişebilir.
- Belirli bir kişiye yöneltilmeyen rahatsızlık: Genele yönelik gürültü veya davranış bu suçu değil, Kabahatler Kanunu m.36’yı veya TCK 183’ü gündeme getirir.
3. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Cezası Ne Kadar?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir (TCK m.123). Hâkim cezayı bu aralıkta belirler; maddede nitelikli hâl veya artırım sebebi öngörülmemiştir. Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kanunen kısa süreli hapis cezası sayıldığı için (TCK m.49/2), kişilerin huzur ve sükununu bozma nedeniyle verilen her hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır. Bu sonuç, cezanın paraya çevrilmesi ve ertelenmesi bakımından belirleyicidir.
3.1. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Para Cezası Ne Kadar?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu için kanunda doğrudan bir para cezası yoktur. Hâkim, hükmettiği kısa süreli hapis cezasını failin kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre adlî para cezasına çevirebilir (TCK m.50/1-a). Aynı fıkra, hapis cezasının zararın giderilmesine, bir eğitim kurumuna devam etmeye, belirli yerlere gitmekten yasaklanmaya veya gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalışmaya çevrilmesine de imkân verir (TCK m.50/1).
Kişilerin huzur ve sükununu bozma cezası, fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişi hakkında verilmişse ve bu kişi daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemişse, seçenek yaptırımlardan birine çevrilir; bu durumda çevirme hâkimin takdirine bırakılmamıştır (TCK m.50/3).
Adlî para cezası şöyle hesaplanır: hâkim en az beş, kanunda aksine hüküm yoksa en fazla yedi yüz otuz tam gün belirler ve bu gün sayısını bir gün karşılığı olarak takdir ettiği miktarla çarpar (TCK m.52/1). Bir gün karşılığı en az 100, en fazla 500 Türk lirasıdır ve kişinin ekonomik ve diğer şahsi hâlleri göz önünde bulundurularak takdir edilir (TCK m.52/2). Kararda gün sayısı ile bir gün karşılığı ayrı ayrı gösterilir (TCK m.52/3). Hâkim ödeme için hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılı geçmeyen mehil verebilir veya cezanın taksitle ödenmesine karar verebilir; taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit sayısı dörtten az olamaz (TCK m.52/4). Ayrıntılı hesap için adlî para cezası nedir yazımıza bakabilirsiniz.
Güncellik. Bir gün karşılığının alt ve üst sınırı 7499 sayılı Kanunla “en az yirmi ve en fazla yüz Türk lirası”ndan “en az yüz ve en fazla beş yüz Türk lirası”na yükseltilmiştir; değişiklik 1 Haziran 2024’te yürürlüğe girmiştir (TCK m.52/2). Bu nedenle internette hâlâ görülen “gün başına 20-100 TL” aralığı bugün işlenen fiillere uygulanmaz. Fiil bu tarihten önce işlenmişse, suçun işlendiği zaman yürürlükte olan kanun ile sonraki kanunun hükümleri farklı olduğu için failin lehine olan kanun uygulanır (TCK m.7/2).
3.2. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Cezasının Ertelenmesi ve HAGB
Kişilerin huzur ve sükununu bozma cezası, iki yıl veya daha az süreli hapis cezası olduğu için ertelenebilir. Erteleme için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması ve yargılama sürecindeki pişmanlığı nedeniyle tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkemede kanaat oluşması gerekir (TCK m.51/1). Ertelenen cezada bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere denetim süresi belirlenir ve bu süre iyi hâlli geçirilirse ceza infaz edilmiş sayılır (TCK m.51/3 ve m.51/8). Ayrıntı için hapis cezasının ertelenmesi yazımıza bakabilirsiniz.
Hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adlî para cezası olduğunda mahkeme hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verebilir (CMK m.231/5). Bunun için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve suçla mağdurun uğradığı zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin yoluyla tamamen giderilmesi gerekir (CMK m.231/6). HAGB verilen hükümde hapis cezası ayrıca ertelenemez ve seçenek yaptırımlara çevrilemez (CMK m.231/7). Bu üç yol birbirinin alternatifidir; hangisinin uygulanacağını hâkim somut olayın koşullarına göre belirler. HAGB’nin sonuçları için hükmün açıklanmasının geri bırakılması yazımıza bakabilirsiniz.
4. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Şikâyete Tabi mi?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu şikâyete tabidir: soruşturma ve kovuşturma ancak mağdurun şikâyeti üzerine yapılır (TCK m.123). Şikâyet hakkı olan kişi altı ay içinde şikâyette bulunmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz (TCK m.73/1). Altı aylık süre, şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar; dava zamanaşımı süresi de geçmemiş olmalıdır (TCK m.73/2). Gizli numaradan aranan mağdur için süre, arayanın kim olduğunu öğrendiği günden işlemeye başlar.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda şikâyetten vazgeçme davayı düşürür; hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme ise cezanın infazına engel olmaz (TCK m.73/4). Suç birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmişse sanıklardan biri hakkındaki vazgeçme diğerlerini de kapsar (TCK m.73/5). Vazgeçmeyi kabul etmeyen sanık bakımından vazgeçme sonuç doğurmaz ve yargılama devam eder (TCK m.73/6). Vazgeçmenin usulü ve sonuçları için şikâyetten vazgeçme yazımıza bakabilirsiniz.
4.1. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Şikâyeti ve Şikâyet Dilekçesi Nasıl Hazırlanır?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma şikâyeti Cumhuriyet başsavcılığına veya polis ya da jandarma gibi kolluk makamlarına yapılır (CMK m.158/1). Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye verilen şikâyet ilgili Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir (CMK m.158/2). Şikâyet yazılı dilekçeyle ya da tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m.158/5). Pratik sıra şöyledir:
- Aramaların ve mesajların tarih ve saatini gösteren ekran görüntüleri alınır, telefondaki arama listesi ve mesajlar silinmeden saklanır. Yüklenen suç, hukuka uygun biçimde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir (CMK m.217/2). Operatör kayıtlarının ne olduğu ve nasıl istendiği için HTS kaydı nedir yazımıza bakabilirsiniz.
- Mağdurun faile rahatsız olduğunu bildirdiği mesaj veya konuşma varsa ayrıca saklanır; bu uyarıdan sonra süren hareketler ısrarın ve amacın değerlendirilmesinde kullanılır.
- Olaylara tanık olan kişilerin adları not edilir.
- Şikâyet, fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde savcılığa veya kolluğa yapılır (TCK m.73/1-2; CMK m.158/1).
- Dilekçede failin kimliği biliniyorsa yazılır, olaylar tarih sırasıyla anlatılır ve deliller eklenir. Soyut ve genel nitelikteki şikâyet hakkında soruşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilebilir (CMK m.158/6).
Dilekçenin bölümleri için şikâyet dilekçesi örneği yazımıza bakabilirsiniz.
5. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Uzlaşmaya Tabi mi?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu uzlaştırmaya tabidir, çünkü soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlarda uzlaştırma girişiminde bulunulur (CMK m.253/1-a). Suçun uzlaşmaya tabi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; uzlaştırmacının teklifine yedi gün içinde cevap vermeyen taraf teklifi reddetmiş sayılır (CMK m.253/4). Uzlaşmanın işleyişi ve sonuçları için uzlaşma (uzlaştırma) yazımıza bakabilirsiniz.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda uzlaştırmanın uygulanmadığı bir durum vardır: uzlaştırma kapsamına giren bir suç, bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m.253/3). Hakaret suçu şikâyete bağlı olsa bile uzlaştırma dışında tutulduğu için (CMK m.253/3), ısrarla gönderilen mesajlarda aynı mağdura hakaret de edilmişse iki suç için de uzlaştırma yoluna gidilmez. Israrlı takip suçu da aynı fıkrayla uzlaştırma dışında bırakılmıştır.
6. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma ile Israrlı Takip Suçu (TCK 123/A) Farkı
Kişilerin huzur ve sükununu bozma ile ısrarlı takip arasındaki temel fark, ısrarlı takipte mağdur üzerinde belirli bir sonucun doğmasının aranmasıdır. Israrlı takip suçu, ısrarlı bir şekilde fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da onun veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olmaktır (TCK m.123/A-1). Kişilerin huzur ve sükununu bozmada ise böyle bir sonuç aranmaz; buna karşılık failin “sırf huzuru bozma” amacıyla hareket etmesi gerekir (TCK m.123).
| Konu | Kişilerin huzur ve sükununu bozma (TCK 123) | Israrlı takip (TCK 123/A) |
|---|---|---|
| Hareket | Israrla telefon, gürültü veya aynı maksatla hukuka aykırı başka davranış | Israrla fiziken takip veya iletişim araçları, bilişim sistemleri ya da üçüncü kişilerle temas kurmaya çalışma |
| Aranan amaç veya sonuç | Sırf huzur ve sükûnu bozma amacı | Ciddi huzursuzluk veya güvenlik endişesi doğması |
| Temel ceza | 3 ay - 1 yıl hapis | 6 ay - 2 yıl hapis |
| Nitelikli hâl | Yok | 1 yıl - 3 yıl hapis |
| Şikâyet | Şikâyete bağlı | Şikâyete bağlı |
| Uzlaştırma | Tabi (CMK m.253/1-a) | Tabi değil (CMK m.253/3) |
| Görevli mahkeme | Asliye ceza | Asliye ceza |
6.1. Israrlı Takip Suçunun Cezası ve Nitelikli Hâlleri
Israrlı takip suçunun temel cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir (TCK m.123/A-1). Suç çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşandığı eşe karşı işlenirse, mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olursa, ya da hakkında uzaklaştırma veya konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbiri bulunan fail tarafından işlenirse ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m.123/A-2). Israrlı takibin soruşturulması ve kovuşturulması da şikâyete bağlıdır (TCK m.123/A-3), ancak kişilerin huzur ve sükununu bozmanın aksine uzlaştırmaya tabi değildir (CMK m.253/3).
Israrlı takip suçu TCK’ya 12 Mayıs 2022 tarihli 7406 sayılı Kanunla eklenmiştir (TCK m.123/A). İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemeyeceği için (TCK m.7/1), 123/A yürürlüğe girmeden önce gerçekleşen takip davranışları ısrarlı takip suçundan cezalandırılamaz; bu fiiller ancak koşulları varsa kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu bakımından değerlendirilebilir. İsnat 123/A ise ilk bakılacak olgu iddianamedeki fiil tarihidir. Israrlı takip suçunun tutuklama, baro avukatı ve yargılama usulü dahil ayrıntıları için ısrarlı takip suçu ve cezası yazımıza bakabilirsiniz.
6.2. Israrlı Takipte Koruma Tedbiri (6284 Sayılı Kanun)
Israrlı takip mağduru, ceza soruşturmasından ayrı olarak 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma tedbiri de isteyebilir; Kanun, şiddete uğrayan veya uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların ve aile bireylerinin yanında tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişileri de korur (6284 sayılı Kanun m.1/1). Hâkim, korunan kişilerin bulundukları konuta, okula ve iş yerine yaklaşmama ve korunan kişiyi iletişim araçlarıyla veya sair surette rahatsız etmeme gibi tedbirlere karar verebilir (6284 sayılı Kanun m.5/1-c ve m.5/1-f). Tedbir kararı ilgilinin talebi üzerine verilir ve en çabuk ulaşılabilecek yer hâkiminden, mülki amirden veya kolluk biriminden istenebilir (6284 sayılı Kanun m.8/1). Hakkında uzaklaştırma veya konuta, okula ya da iş yerine yaklaşmama tedbiri bulunan failin ısrarlı takibi, suçun nitelikli hâlidir ve cezası bir yıldan üç yıla kadar hapistir (TCK m.123/A-2-c). Başvurunun ayrıntıları için 6284 sayılı Kanun kapsamında koruma kararı yazımıza bakabilirsiniz.
7. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma ile Tehdit, Hakaret ve Cinsel Taciz Farkı
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, mesajın veya davranışın içeriğine göre başka suçlarla karışabilir. Ayırt edici ölçüt, fiilin hangi hukuki değeri hedef aldığıdır:
- Tehdit: Mesaj, mağdura veya yakınına hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğini bildiriyorsa tehdit suçu gündeme gelir ve cezası altı aydan iki yıla kadar hapistir (TCK m.106/1). Ayrıntı: tehdit suçu ve cezası.
- Hakaret: Mesajda mağdura onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek somut bir fiil veya olgu isnat ediliyor ya da sövülüyorsa hakaret suçu ayrıca oluşabilir ve cezası üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasıdır (TCK m.125/1); hakaret uzlaştırma dışındadır (CMK m.253/3). Ayrıntı: hakaret suçu ve cezası.
- Şantaj: Israrlı mesajlar, hakkı olan veya yükümlü olduğu bir şeyi yapacağından ya da yapmayacağından bahisle mağduru kanuna aykırı veya yükümlü olmadığı bir şeyi yapmaya zorlamak ya da haksız çıkar sağlamak için gönderiliyorsa şantaj suçu gündeme gelir ve cezası bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır (TCK m.107/1). Ayrıntı: şantaj suçu ve cezası.
- Cinsel taciz: Israrlı mesaj veya davranış cinsel amaç taşıyorsa suç kişilerin huzur ve sükununu bozma değil cinsel tacizdir; posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanılarak işlenirse ceza yarı oranında artırılır (TCK m.105/1-2). Ayrıntı: cinsel taciz suçu ve cezası.
Tek bir fiil birden fazla farklı suçu oluşturuyorsa fail bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır (TCK m.44/1). Farklı zamanlarda aynı kişiye karşı aynı suç, bir suç işleme kararının icrası kapsamında birden fazla kez işlenmişse tek ceza verilir ve bu ceza dörtte birden dörtte üçe kadar artırılır (TCK m.43/1). Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda ısrar zaten suçun unsuru olduğundan, tekrarlanan aramaların tek bir ısrar sürecinin mi yoksa zincirleme suçun mu parçası sayılacağı somut olayın koşullarına göre belirlenir; kanun bu ayrımı TCK 123 bakımından ayrıca yapmaz. İçtima kuralları için içtima ne demek yazımıza bakabilirsiniz.
8. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma ile Gürültü: TCK 183 ve Kabahatler Kanunu m.36
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, gürültü belirli bir kişiye yöneltilmiş, ısrarlı ve sırf onun huzurunu bozmak amacıyla yapılmışsa oluşur (TCK m.123). Komşudan kaynaklanan gürültü bu koşulları taşımıyorsa iki başka yol gündeme gelir:
- Gürültü kabahati: Başkalarının huzur ve sükûnunu bozacak şekilde gürültüye neden olan kişiye idari para cezası verilir; bu cezaya kolluk veya belediye zabıta görevlileri karar verir (Kabahatler Kanunu m.36/1 ve m.36/3). Maddede yazan tutar yıllık yeniden değerlemeye tabi taban tutardır ve bugün uygulanan miktar bu değildir.
- Gürültüye neden olma suçu: İlgili kanunlarla belirlenen yükümlülüklere aykırı olarak başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli şekilde gürültüye neden olan kişi iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır (TCK m.183).
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda gürültü, belirli bir kişiyi hedef aldığı için suçtur; gürültü kabahatinde ise hedef belirli bir kişi değildir. İdari başvurunun hangi kuruma yapılacağı için gürültü şikâyeti nereye yapılır yazımıza bakabilirsiniz.
9. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Nedeniyle Manevi Tazminat
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun mağduru, ceza soruşturmasından ayrı olarak manevi tazminat isteyebilir. Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür (Türk Borçlar Kanunu m.49) ve kişilik hakkı zedelenen kişi uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir (TBK m.58). Tazminat davası ceza mahkemesinde değil, hukuk mahkemesinde açılır. Miktarın nasıl belirlendiği için manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir ve maddi ve manevi tazminat davası yazılarımıza bakabilirsiniz.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma nedeniyle manevi tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar; tazminat, ceza kanunlarının daha uzun zamanaşımı öngördüğü bir fiilden doğmuşsa o süre uygulanır (TBK m.72). Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda dava zamanaşımı sekiz yıl olduğundan (TCK m.66/1-e), iki yıllık süre geçmiş olsa bile bu uzun süre gündeme gelir. Şikâyetten vazgeçmeden önce şu kural bilinmelidir: kamu davası şikâyetten vazgeçme nedeniyle düşmüş ve mağdur vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde dava açamaz (TCK m.73/7).
10. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Kişilerin huzur ve sükununu bozma davasına asliye ceza mahkemesi bakar. Sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işler asliye ceza mahkemelerinin görevindedir (5235 sayılı Kanun m.11); TCK 123’teki suç bu iki merciin görev alanına girmez. Mahkemenin işleyişi için asliye ceza mahkemesi nedir yazımıza bakabilirsiniz.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma davasında yetkili mahkeme, kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesidir (CMK m.12/1). Kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği, zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir (CMK m.12/2). Telefonla veya mesajla işlenen fiilde failin ve mağdurun farklı şehirlerde bulunması hâlinde suçun hangi yerde işlenmiş sayılacağını kanun ayrıca tanımlamaz; bu soru somut olayda yetki itirazı olarak ortaya çıkabilir.
11. Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçunda Zamanaşımı
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunda dava zamanaşımı sekiz yıldır, çünkü beş yıldan fazla olmamak üzere hapis cezasını gerektiren suçlarda kamu davası sekiz yılın geçmesiyle düşer (TCK m.66/1-e). Israrlı takip suçu için de aynı süre geçerlidir, çünkü nitelikli hâlinin üst sınırı üç yıldır (TCK m.123/A-2).
Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden işlemeye başlar (TCK m.66/6). Şüphelinin savcı huzurunda ifadesinin alınması, iddianame düzenlenmesi veya mahkûmiyet kararı verilmesi zamanaşımını keser; kesilme hâlinde süre kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısı kadar uzar (TCK m.67/2 ve m.67/4). Ayrıntı için dava zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu ne demek?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu, belirli bir kişiye sırf huzurunu bozmak amacıyla ısrarla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı amaçla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulmasıdır. Suç TCK 123'te düzenlenmiştir, cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir ve soruşturma ancak mağdurun şikâyeti üzerine yapılır.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma cezası ne kadar?
Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun cezası üç aydan bir yıla kadar hapistir (TCK m.123). Hükmedilen ceza bir yılı geçemeyeceği için kısa süreli hapis cezasıdır; hâkim koşulları varsa bu cezayı adlî para cezasına veya başka bir seçenek yaptırıma çevirebilir, erteleyebilir ya da hükmün açıklanmasını geri bırakabilir.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma para cezası ne kadar?
Kanun bu suç için doğrudan para cezası öngörmez; hapis cezası adlî para cezasına çevrilebilir (TCK m.50/1-a). Adlî para cezası tam gün sayısı ile bir gün karşılığının çarpımıdır. Bir gün karşılığı 1 Haziran 2024'ten beri en az 100, en fazla 500 Türk lirasıdır; hâlâ dolaşımdaki 20-100 TL aralığı bu tarihte değişmiştir (TCK m.52).
Kaç kez arama veya mesaj ısrar sayılır?
Kanun ısrar için bir sayı belirlemez; TCK 123 yalnız hareketin ısrarla yapılmasını arar. Bu nedenle tek bir arama veya tek bir mesaj, mağdur rahatsız olsa bile kural olarak ısrar unsurunu karşılamaz. Aramaların sayısı, sıklığı, saati ve mağdurun açıkça rahatsız olduğunu bildirmesinden sonra da sürüp sürmediği birlikte değerlendirilir.
WhatsApp veya sosyal medyadan mesaj atmak bu suçu oluşturur mu?
Oluşturabilir. TCK 123 telefon etmenin yanında aynı maksatla yapılan hukuka aykırı başka davranışları da cezalandırır ve bir iletişim aracıyla sınırlı değildir. SMS, WhatsApp, e-posta veya sosyal medya mesajları belirli bir kişiye, ısrarla ve sırf huzurunu bozmak amacıyla gönderiliyorsa kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu gündeme gelir.
Huzur bozmaktan dava açılır mı, şikâyet süresi ne kadar?
Açılır, ancak soruşturma yalnız mağdurun şikâyeti üzerine başlar ve davaya asliye ceza mahkemesi bakar. Şikâyet süresi altı aydır ve şikâyet hakkı olan kişinin fiili ve failin kim olduğunu öğrendiği günden başlar (TCK m.73/1-2). Süre geçirilirse soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya polis ya da jandarmaya, yazılı olarak veya tutanağa geçirilmek üzere sözlü olarak yapılabilir (CMK m.158).
Kişilerin huzur ve sükununu bozma uzlaşmaya tabi mi?
Evet, şikâyete bağlı olduğu için uzlaştırma kapsamındadır (CMK m.253/1-a). Ancak aynı mağdura karşı uzlaştırma dışındaki bir suçla, örneğin hakaretle birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz (CMK m.253/3). Israrlı takip suçu (TCK 123/A) ise şikâyete bağlı olsa da uzlaştırmaya hiç tabi değildir.
TCK 123/A ısrarlı takip nedir, kişilerin huzur ve sükununu bozmadan farkı ne?
Kişilerin huzur ve sükununu bozmada (TCK 123) sırf huzuru bozma amacıyla yapılan ısrarlı rahatsızlık cezalandırılır. Israrlı takipte (TCK 123/A) fiziken takip veya iletişim araçlarıyla ısrarlı temas sonucu mağdurda ciddi huzursuzluk ya da güvenlik endişesi doğması aranır. Israrlı takibin cezası altı aydan iki yıla, nitelikli hâllerde bir yıldan üç yıla kadar hapistir.
Kişilerin huzur ve sükununu bozma nedeniyle manevi tazminat istenebilir mi?
İstenebilir. Kişilik hakkı zedelenen kişi manevi tazminat isteyebilir (TBK m.58) ve bu istem ceza davasından ayrı olarak hukuk mahkemesinde ileri sürülür. Şikâyetten vazgeçen mağdur, vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde dava açamaz (TCK m.73/7).
Sürekli gürültü yapan komşu bu suçu mu işler?
Duruma göre değişir. Gürültü belirli bir komşuya yöneltilmiş, ısrarlı ve sırf onun huzurunu bozmak amacıyla yapılıyorsa TCK 123 gündeme gelir. Belirli bir kişiye yöneltilmeyen gürültü Kabahatler Kanunu m.36'ya göre idari para cezası gerektirir; başkasının sağlığının zarar görmesine elverişli gürültü ise TCK 183'teki suçu oluşturabilir.
İlgili çalışma alanı: Ceza Hukuku
← Tüm makaleler