Tanıma tenfiz davası, yabancı bir mahkemenin verdiği kesinleşmiş kararın Türkiye’de kesin hüküm sayılması (tanıma) ya da Türk mahkemesi ilamı gibi icra edilebilmesi (tenfiz) için Türk mahkemesinde açılan davadır (5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun, MÖHUK m.50, m.58). Bu yazı, yurt dışında boşanmış ya da yabancı mahkemeden velayet, nafaka veya alacak kararı almış ve bu kararı Türkiye’de geçerli kılmak isteyen kişi için hazırlandı. Yabancı boşanma kararında çoğu zaman dava gerekmez: şartlar varsa karar nüfus müdürlüğünde veya konsoloslukta doğrudan nüfus kütüğüne tescil edilir (5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu m.27/A). Tescil reddedilirse ya da kararda velayet, nafaka veya tazminat gibi icra gerektiren hükümler varsa tanıma tenfiz davası açılır.
1. Tanıma Tenfiz Davası: Öne Çıkanlar
- Yabancı mahkeme ilamının Türkiye’de icra edilebilmesi, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararı vermesine bağlıdır (MÖHUK m.50/1).
- Yabancı boşanma kararı, şartları varsa dava açılmadan nüfus müdürlüğünde veya dış temsilcilikte tescil edilir; tescil reddedilirse tanıma davası açılır (5490 m.27/A).
- Aile hukukuna ilişkin yabancı kararların tanıma ve tenfizine aile mahkemesi bakar (4787 sayılı Kanun m.4).
- Yetkili mahkeme karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer; ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemesidir (MÖHUK m.51/2).
- Karşılıklılık şartı yalnız tenfizde aranır; boşanmanın tanınması için aranmaz (MÖHUK m.58/1).
- Tanıma tenfiz davası basit yargılama usulüyle incelenir (MÖHUK m.55/1).
2. Tanıma Tenfiz Davası Nedir?
Tanıma tenfiz davası, yabancı mahkeme ilamının Türkiye’de hukuki sonuç doğurması için Türk mahkemesine açılan davadır. Tanıma istemi kararın kesin hüküm veya kesin delil olarak kabul edilmesini, tenfiz istemi ise kararın Türk mahkemesi ilamı gibi icra edilebilmesini sağlar. İki istemde de mahkeme yalnız kanunda sayılan şartları denetler (MÖHUK m.50, m.54, m.58).
Tanıma tenfiz davasının konusu, yabancı mahkemelerin hukuk davalarında verdiği ve o devletin kanunlarına göre kesinleşmiş ilamlardır (MÖHUK m.50/1). Yabancı ceza ilamlarındaki kişisel haklarla ilgili hükümler için de tenfiz istenebilir (m.50/2). Çekişmesiz yargı (ihtilafsız kaza) kararlarının tanınması da aynı hükme tabidir (m.58/2).
Yabancı ilama dayanarak Türkiye’de bir idari işlem yapılacaksa kural olarak aynı tanıma usulü uygulanır (MÖHUK m.58/3). Nüfus kaydındaki medeni hâlin değişmesi de böyle bir idari işlemdir. 5490 sayılı Kanunun 27/A maddesi, boşanma ve evliliğin sona ermesine ilişkin yabancı kararlar için bu genel kuralın yanında dava gerektirmeyen bir tescil yolu açmıştır; bu yol aşağıda ayrı başlıkta anlatılıyor.
Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi ayrı hükümlere tabidir (MÖHUK m.63); bu konu yabancı hakem kararının tenfizi yazısında ele alınır.
2.1. Tenfiz Ne Demek?
Tenfiz, yabancı mahkeme ilamının Türkiye’de icra olunabilmesi için yetkili Türk mahkemesinin verdiği karardır (MÖHUK m.50/1). Tenfizine karar verilen yabancı ilam, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur (m.57/1). Tenfiz kararı, yabancı ilamın altına yazılır ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanır (m.56/1).
Tenfiz sözcüğü hukukta yalnız yabancı kararlar için kullanılmaz. Vasiyetnamenin tenfizi yabancı kararla ilgisi olmayan ayrı bir davadır ve vasiyetnamenin tenfizi davası yazısında anlatılır.
2.2. Tanıma Tenfiz Farkı: Tanıma ile Tenfiz Arasındaki Fark
Tanıma ile tenfiz arasındaki fark, kararın Türkiye’de icra edilip edilemeyeceğidir. Tanıma, yabancı kararı kesin hüküm veya kesin delil yapar; tenfiz ise buna ek olarak kararın icra dairesi aracılığıyla yerine getirilmesini mümkün kılar (MÖHUK m.57/1, m.58/1). Boşanma gibi yalnız statü değiştiren bir karar için tanıma yeterlidir; yabancı kararda birinin bir şey yapmasını veya ödemesini gerektiren hüküm varsa o hüküm için tenfiz gerekir.
| Tanıma | Tenfiz | |
|---|---|---|
| Sağladığı sonuç | Yabancı karar kesin hüküm veya kesin delil olur (MÖHUK m.58/1) | Yabancı ilam Türk ilamı gibi icra edilir (m.57/1) |
| Tipik hükümler | Boşanma, evliliğin butlanı veya iptali | Velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, mal rejimi, tazminat (Yönetmelik m.9/5) |
| Karşılıklılık şartı | Aranmaz (m.58/1) | Aranır (m.54/1-a) |
| Diğer şartlar | m.54/1-b, c, ç | m.54/1-a, b, c, ç |
| Etkinin başlangıcı | Kesin hüküm ve kesin delil etkisi yabancı kararın kesinleştiği andan itibaren (m.59) | İcra, tenfiz kararından sonra Türk ilamı gibi (m.57/1) |
Aynı yabancı karar için tanıma ve tenfiz birlikte istenebilir. Tenfiz hükmün yalnız bir kısmı için isteniyorsa dilekçede o kısım gösterilir ve mahkeme ilamın kısmen veya tamamen tenfizine karar verebilir (MÖHUK m.52/1-c, m.56/1). Bu nedenle boşanma hükmü karşılıklılık aranmadan tanınırken, aynı karardaki nafaka hükmü için karşılıklılığın bulunup bulunmadığı ayrıca incelenir.
3. Tanıma Tenfiz Davası Açmadan Önce: Nüfus Müdürlüğünde Tescil
Tanıma tenfiz davası, yabancı boşanma kararında her zaman gerekmez. Yabancı ülke adli veya idari makamlarının boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya evliliğin mevcut olup olmadığının tespiti hakkında verdiği kararlar, şu şartlar birlikte varsa dava açılmadan nüfus kütüğüne tescil edilir (5490 m.27/A/1):
- Başvuru: Taraflar bizzat veya vekilleri aracılığıyla birlikte başvurur. Taraflardan biri ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekili tek başına başvurabilir.
- Yetkili makam ve kesinleşme: Karar, verildiği devletin kanunlarına göre konusunda yetkili adli veya idari makam tarafından verilmiş ve usulen kesinleşmiş olmalıdır.
- Kamu düzeni: Karar Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır.
Tescil yolunun ayrıntıları, 27/A maddesine dayanılarak çıkarılan Yabancı Ülke Adlî veya İdarî Makamlarınca Verilen Kararların Nüfus Kütüğüne Tescili Hakkında Yönetmelik’te (bundan sonra Yönetmelik) düzenlenir (Yönetmelik m.3). Maddenin güncel metni Nüfus Hizmetleri Kanunu sayfasında okunabilir.
3.1. Nüfus Müdürlüğüne Başvuruyu Kim Yapar, Nereye Yapılır?
Nüfus müdürlüğüne tescil başvurusunu taraflar bizzat, kanuni temsilcileri veya vekilleri aracılığıyla yapar. Taraflar başvuru sırasında aynı anda hazır bulunmak zorunda değildir; birlikte veya ayrı zamanlarda başvurabilirler. Ayrı başvuruda iki başvuru arasındaki süre doksan günü geçemez (Yönetmelik m.6/1).
- Taraflardan biri ölmüş ya da yabancıysa: Türk vatandaşı olan diğer taraf veya vekilinin tek başına başvurusu kabul edilir (Yönetmelik m.6/2).
- Eşler tescilden önce ölmüşse: Tek taraflı irade beyanıyla gerçekleşmiş boşanmalar hariç, tescil talebini hukuki yararı bulunanlar yapabilir (Yönetmelik m.6/3).
Başvuru yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliğe (büyükelçilik veya başkonsolosluk), yurt içinde taraflardan birinin yerleşim yerindeki il nüfus müdürlüğüne yapılır. Taraflardan hiçbirinin Türkiye’de yerleşim yeri yoksa başvuru Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Erzurum, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kayseri, Konya, Kahramanmaraş, Samsun, Siirt, Sivas, Trabzon, Şanlıurfa veya Van il müdürlüklerinden birine yapılır (Yönetmelik m.5).
3.2. Nüfus Müdürlüğüne Tescil İçin Gerekli Belgeler
Nüfus müdürlüğüne tescil başvurusunda şu belgelerin ibrazı zorunludur (Yönetmelik m.7/1):
- Başvuru formu: İdarenin hazırladığı form dilekçedir.
- Kararın aslı ve tercümesi: Usulüne göre onaylanmış kararın aslı ile noter veya dış temsilcilik tarafından onaylanmış ya da ilgili ülkenin yetkili makamınca Apostil şerhi uygulanarak onaylanmış Türkçe tercümesi.
- Kesinleşme belgesi: Kararda kesinleşme şerhi yoksa, kararın verildiği ülke kanunlarına göre kesinleştiğini gösteren onaylı belge veya yazının aslı ile aynı biçimde onaylanmış Türkçe tercümesi.
- Kimlik belgeleri: Kimlik veya pasaport fotokopileri; taraflardan biri yabancıysa kimlik veya pasaportunun noter tasdikli Türkçe tercümesi.
- Vekâletname: Başvuru vekille yapılıyorsa noterde düzenlenmiş fotoğraflı özel vekâletnamenin aslı veya onaylı örneği.
- Ölüm belgesi: Taraflardan biri ölmüşse ölüme ilişkin onaylı belge ve onaylı Türkçe tercümesi.
Başvuru formuna ayrıca, aynı yabancı kararla ilgili Türk mahkemelerinde açılmış bir dava varsa onun bilgileri ya da Türkiye’de devam eden bir dava veya daha önce reddedilmiş bir tanıma kararı bulunmadığını gösteren belge eklenir (Yönetmelik m.7/2). Başvuru yapana tarih ve sayı içeren bir alındı belgesi verilir (m.7/3). Belgelerde eksiklik varsa tamamlanması için doksan gün süre verilir; bu sürede tamamlanmayan başvuru reddedilir (m.7/4). Apostil şerhinin ne olduğu ve nereden alındığı apostil nedir, nasıl alınır yazısında anlatılır.
3.3. Tescil Komisyonu Ne Kadar Sürede Karar Verir?
Tescil başvurusunu dış temsilciliklerde ve belirlenen il müdürlüklerinde kurulan komisyonlar inceler (Yönetmelik m.8/1). Gündemde başvuru varsa komisyon en geç on beş gün içinde toplanır; tescile karar verilirse karar yedi gün içinde aile kütüğüne işlenir (Yönetmelik m.9/3, m.10/1). Yönetmelik başvurunun toplam kaç günde sonuçlanacağını ayrıca belirlemez; eksik belge için verilen doksan günlük süre bu takvimi uzatabilir.
3.4. Tescil Komisyonu Başvuruyu Hangi Durumlarda Reddeder?
Tescil komisyonu başvuruyu üç durumda reddeder:
- Türkiye’de dava varsa: Aynı yabancı kararla ilgili Türkiye’de açılmış ve devam eden ya da reddedilmiş bir dava bulunuyorsa (Yönetmelik m.9/6).
- Kamu düzeni: Türk kamu düzenine açıkça aykırı kararlar gerekçesi yazılarak reddedilir (m.9/7).
- Eksik belge: Doksan günlük sürede tamamlanmayan eksik belge (m.7/4).
Tescil talebi 27/A maddesindeki şartlar yerine getirilmediği için reddedilirse kararın Türkiye’de tanınması 5718 sayılı Kanuna göre yapılır (5490 m.27/A/3). Yönetmelik bu davanın yerini de adıyla gösterir: ret hâlinde kararın tanınması veya tenfizi için yetkili aile mahkemelerine dava açılabilir (Yönetmelik m.11).
3.5. Velayet, Nafaka ve Mal Rejimi Hükümleri Tescille Sonuç Doğurmaz
Yabancı kararda velayet, iştirak nafakası, çocukla kişisel ilişki kurulması, mal rejimi veya tazminat gibi tenfize konu bir hüküm varsa, komisyon kararı yalnız boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya evliliğin mevcut olup olmadığı yönünden inceler ve karar verir. Komisyon kararı bu hükümler bakımından bir sonuç doğurmaz; bunlar için taraflar MÖHUK’a göre görevli ve yetkili mahkemede tanıma veya tenfiz davası açabilir (Yönetmelik m.9/5).
Bu ayrım uygulamada iki ayrı işlem demektir: boşanma nüfus müdürlüğünde tescil edilir, çocuğun velayeti veya nafakanın icrası için ayrıca tanıma tenfiz davası açılır. Velayet ve nafaka kurumlarının Türk hukukundaki karşılığı velayet davası, iştirak nafakası ve boşanmada mal paylaşımı yazılarında anlatılır.
4. Tanıma Tenfiz Davasında Yetkili Mahkeme
Tanıma tenfiz davasında yurt dışı boşanma, velayet veya nafaka kararı için görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 m.4); yetkili yer, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye’deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer, Türkiye’de ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biridir (MÖHUK m.51/2). Kanunun güncel metni MÖHUK sayfasındadır.
4.1. Tanıma Tenfiz Davasında Görevli Mahkeme: Aile Mahkemesi
Tanıma tenfiz davasında görevli mahkeme, aile hukukuna ilişkin yabancı kararlar için aile mahkemesidir. 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun, aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizini aile mahkemelerinin görevleri arasında sayar (4787 m.4). Madde, eski 2675 sayılı Kanuna atıf yapar; o Kanun 5718 sayılı MÖHUK ile yürürlükten kaldırılmıştır ve tanıma ile tenfiz bugün MÖHUK m.50-59’da düzenlenir (MÖHUK m.64/1).
MÖHUK m.51/1 tenfiz kararları için görevli mahkemenin “asliye mahkemesi” olduğunu söyler. Bu ibare mahkemenin derecesini gösterir ve aile mahkemeleri de “asliye mahkemesi derecesinde” kurulur (4787 m.2). Bu nedenle ibareyi “boşanma kararında da asliye hukuk mahkemesi görevlidir” diye okumak lafza uymaz. Tescil Yönetmeliği de nüfus müdürlüğü yolunun reddinden sonra açılacak davanın yerini “yetkili aile mahkemeleri” olarak gösterir (Yönetmelik m.11).
Aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu dava ve işlere, bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 m.2). Aile hukuku dışındaki yabancı kararlarda (örneğin bir alacak hükmü) görev m.51/1’deki asliye mahkemesi kuralına göre belirlenir; asliye hukuk mahkemesinin genel görev alanı asliye hukuk mahkemesi nedir yazısında anlatılır.
4.2. Tanıma Tenfiz Davasında Yetkili Mahkeme: Yerleşim Yeri Sırası
Tanıma tenfiz davasında yetkili yer mahkemesi sıralı biçimde belirlenir; bir basamak yoksa bir sonrakine geçilir (MÖHUK m.51/2):
| Sıra | Koşul | Yetkili yer |
|---|---|---|
| 1 | Karşı tarafın Türkiye’de yerleşim yeri varsa | Yerleşim yeri mahkemesi |
| 2 | Yerleşim yeri yok, Türkiye’de sâkin olduğu bir yer varsa | Sâkin olduğu yer mahkemesi |
| 3 | Türkiye’de ne yerleşim yeri ne sâkin olduğu yer varsa | Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden biri |
Üçüncü basamak, eşlerin ikisi de yurt dışında yaşıyorsa belirleyicidir. Kanun bu durumda “mahkemelerinden birinden istenebilir” dediği için üç ilden hangisinde dava açılacağını davacı seçer. Sıra kanunda “yoksa” bağlacıyla kurulduğu için karşı tarafın Türkiye’de sâkin olduğu bir yer varken doğrudan bu üç ile gidilemez.
MÖHUK tanıma istemi için ayrı bir yetki maddesi içermez; m.51/2 lafzı “kendisine karşı tenfiz istenen kişi” üzerinden yazılmıştır. Tanıma davasında da bu sıranın izlenmesi, kanunun tanımayı yabancı ilamın tenfiz şartlarını taşıdığının tespitine bağlamasıyla (m.58/1) uyumludur; ancak bu, lafızdan değil bu bağlantıdan çıkan bir yorumdur ve dosyada yetki itirazı ihtimali bu açıdan değerlendirilmelidir.
5. Tanıma Tenfiz Davasının Şartları
Tanıma tenfiz davasında mahkeme, kararın bir hukuk davasına ilişkin olduğunu ve verildiği devletin kanunlarına göre kesinleştiğini arar (MÖHUK m.50/1). Bunun ardından dört şartı denetler; tanımada bunlardan karşılıklılık şartı uygulanmaz (MÖHUK m.54/1, m.58/1):
- Karşılıklılık (m.54/1-a): Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma, ya da o devlette Türk mahkemesi ilamlarının tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmü veya fiilî uygulama bulunmalıdır.
- Münhasır yetki ve gerçek ilişki (m.54/1-b): Karar, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine giren bir konuda verilmemiş olmalıdır. Ayrıca davalı itiraz ederse, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesinin kararı tenfiz edilmez.
- Kamu düzeni (m.54/1-c): Hüküm Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmamalıdır. Kanun “açıkça” sözcüğüyle aykırılığın belirgin olmasını arar.
- Savunma hakkı (m.54/1-ç): Karşı taraf, o yer kanunlarına göre mahkemeye usulüne uygun çağrılmamış, temsil edilmemiş veya kanuna aykırı biçimde yokluğunda hüküm verilmişse ve bu sebebe dayanarak Türk mahkemesinde itiraz ederse tenfiz verilmez.
(b) bendindeki gerçek ilişki şartı ile (ç) bendindeki savunma hakkı şartı davalının itirazına bağlıdır; mahkeme bu iki noktayı karşı taraf ileri sürmedikçe tenfiz engeli olarak kullanmaz. Karşı taraf da tenfiz istemine ancak bu şartların bulunmadığını ya da yabancı ilamın kısmen veya tamamen yerine getirildiğini veya yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıktığını ileri sürerek itiraz edebilir (MÖHUK m.55/2).
5.1. Tanıma Tenfiz Davasında Karşılıklılık Yalnız Tenfizde Aranır
Karşılıklılık şartı yalnız tenfizde aranır. Kanun, tanımada 54. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmayacağını açıkça söyler (MÖHUK m.58/1). Bu nedenle yurt dışında verilen boşanma kararının Türkiye’de tanınması için, kararı veren devletin Türk kararlarını tanıyıp tanımadığı araştırılmaz.
Aynı yabancı kararda nafaka veya velayet gibi icra gerektiren bir hüküm varsa o hüküm için tenfiz istenir ve karşılıklılık şartı aranır. Karşılıklılık bir anlaşmadan, kararı veren devletin kanunundan veya o devletin fiilî uygulamasından doğabilir (m.54/1-a). Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşme hükümleri MÖHUK karşısında saklıdır (MÖHUK m.1/2).
5.2. Tanıma Tenfiz Davasında Mahkeme Kararın Esasını İnceler mi?
Tanıma tenfiz davasında mahkeme yabancı kararın doğru olup olmadığını yeniden yargılamaz; denetimi m.54’te sayılan şartlarla sınırlıdır. Kanun karşı tarafın itiraz sebeplerini de sınırlı sayar: tenfiz şartlarının bulunmaması, ilamın kısmen veya tamamen yerine getirilmiş olması veya yerine getirilmesine engel bir sebebin ortaya çıkması (MÖHUK m.55/2). Yabancı kararın Türk hukukundan farklı bir sonuca varmış olması bu şartlardan biri değildir; ret için hükmün kamu düzenine “açıkça” aykırı olması gerekir (m.54/1-c).
6. Tanıma Tenfiz Davası İçin Gerekli Belgeler
Tanıma tenfiz davası için dilekçeye iki belge eklenir: yabancı ilam ve ilamın kesinleştiğini gösteren belge, her ikisi onanmış tercümeleriyle (MÖHUK m.53/1).
- Yabancı ilam: İlamın o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organınca onanmış örneği ve onanmış tercümesi (m.53/1-a).
- Kesinleşme belgesi: İlamın kesinleştiğini gösteren, o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ve onanmış tercümesi (m.53/1-b).
- Dilekçe örnekleri: Dilekçeye karşı taraf sayısı kadar örnek eklenir (m.52/1).
Kanun kesinleşme belgesini ilamdan ayrı bir bentte sayar. İlamın onanmış olması kararın kesinleştiğini göstermez; kesinleşme ayrı bir belgeyle ya da ilam üzerindeki kesinleşme şerhiyle gösterilir. Nüfus müdürlüğü yolunda Yönetmelik bunu açıkça yazar: kararda kesinleşme şerhi yoksa kesinleştiğine dair onaylı belge ayrıca verilir (Yönetmelik m.7/1-c). Belgelerin onaylanması için Türkiye’nin taraf olduğu milletlerarası sözleşmelerin tasdike ilişkin hükümleri saklıdır (Yönetmelik m.14/2).
6.1. Tanıma Tenfiz Dava Dilekçesinde Neler Yazılır?
Tanıma tenfiz dava dilekçesinde şu bilgiler yer alır (MÖHUK m.52/1):
- Taraflar: Tenfiz isteyenle karşı tarafın ve varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad, soyad ve adresleri.
- Yabancı ilam: Hükmün hangi devlet mahkemesinden verildiği, mahkemenin adı, ilamın tarih ve numarası ve hükmün özeti.
- Kısmi talep: Tenfiz hükmün yalnız bir kısmı için isteniyorsa hangi kısım olduğu.
Tanıma tenfiz davasını, kararın tenfiz edilmesinde hukuki yararı bulunan herkes açabilir (MÖHUK m.52/1).
7. Tanıma Tenfiz Davası Nasıl Açılır?
Tanıma tenfiz davası, görevli ve yetkili mahkemeye m.53’teki belgeler eklenmiş bir dilekçe verilerek açılır. Adımlar şöyledir:
- Yabancı kararda hangi hükmün tanınacağı, hangisinin tenfiz edileceği belirlenir; tenfiz yalnız bir kısım için isteniyorsa o kısım dilekçede gösterilir (MÖHUK m.52/1-c).
- Yabancı ilam ve kesinleşme belgesi, o ülke makamlarınca onanmış biçimde ve onanmış tercümeleriyle hazırlanır (m.53/1).
- Görevli mahkeme (aile hukukuna ilişkin kararda aile mahkemesi) ve yetkili yer, karşı tarafın Türkiye’deki yerleşim yeri sırasına göre belirlenir (4787 m.4; MÖHUK m.51/2).
- Dilekçe, karşı taraf sayısı kadar örnekle mahkemeye verilir; tenfiz isteminde harç, yabancı ilamda hükmolunan şeyin değerine göre alınır (MÖHUK m.52/1; Harçlar Kanunu m.4).
- Dilekçe, duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir (MÖHUK m.55/1).
- Mahkeme istemi basit yargılama usulüyle inceler; ilamın kısmen veya tamamen tenfizine ya da istemin reddine karar verir (m.55/1, m.56/1).
- Tenfiz kararı yabancı ilamın altına yazılır ve hâkim tarafından mühürlenip imzalanır; tenfiz edilen ilam Türk ilamı gibi icra edilir (m.56/1, m.57/1).
Karşı taraf yurt dışındaysa dilekçenin ona tebliği yabancı ülkede yapılacağından bu adım dosyanın en uzun aşaması olabilir; tebligatın genel işleyişi tebligat nedir yazısında anlatılır. Türk mahkemesinde boşanma davasının genel akışı ise boşanma davası nasıl açılır yazısındadır.
7.1. Tanıma Tenfiz Davası Avukatsız Açılır mı?
Tanıma tenfiz davası avukatsız açılabilir: dava ehliyeti bulunan herkes davasını kendisi veya tayin ettiği vekil aracılığıyla açabilir ve takip edebilir (HMK m.71/1). Davayı kendisi açacak kişi şu usul noktalarına dikkat etmelidir:
- Kesinleşme belgesi: İlamın kesinleştiğini gösteren onanmış belge ve tercümesi dilekçeye eklenmezse tenfiz şartı gösterilmiş olmaz; kanun bu belgeyi ilamdan ayrı sayar (MÖHUK m.53/1-b).
- Kısmi tenfiz: Yalnız nafaka veya velayet hükmünün tenfizi isteniyorsa hangi kısım olduğu dilekçede yazılmalıdır (m.52/1-c).
- Yetkili yer: Karşı tarafın Türkiye’de yerleşim yeri veya sâkin olduğu yer varken doğrudan Ankara, İstanbul veya İzmir’de dava açılmaz (m.51/2).
- Karşılıklılık: Tenfiz isteniyorsa kararı veren devletle karşılıklılığın varlığı gösterilmelidir; yalnız tanımada bu şart aranmaz (m.54/1-a, m.58/1).
- Karşı tarafın adresi: Dilekçe duruşma günüyle karşı tarafa tebliğ edildiği için onun adresi dilekçede doğru yazılmalıdır (m.52/1-a, m.55/1).
Belge ve tercüme onaylarının, görev ve yetki tercihinin ve kısmi tenfiz talebinin bu kurallara göre hazırlanması için bir avukattan destek alınabilir.
8. Tanıma Tenfiz Davası Ne Kadar Sürer?
Tanıma tenfiz davasının kaç ayda biteceğine dair kanunda bir süre yoktur. Süreyi belirleyen iki kural vardır: dava basit yargılama usulüyle incelenir ve dilekçe duruşma günüyle birlikte karşı tarafa tebliğ edilir (MÖHUK m.55/1). Basit yargılama usulünde tahkikat, ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlanır ve duruşmalar arasındaki süre bir aydan uzun olamaz; bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim gerekçesini yazarak daha ileri bir gün belirleyebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir (HMK m.320/3).
Bu nedenle davanın süresini en çok karşı tarafa tebligatın ne zaman yapıldığı etkiler. Karşı taraf Türkiye’deyse tebligat yurt içi usulle, yurt dışındaysa yabancı ülkede yapılır. Basit yargılama usulünün genel kuralları basit yargılama usulü nedir yazısında anlatılır.
Nüfus müdürlüğü yolunda ise Yönetmelik iki süre koyar: komisyon, gündemde başvuru varsa en geç on beş gün içinde toplanır; tescil kararı yedi gün içinde aile kütüğüne işlenir (Yönetmelik m.9/3, m.10/1).
Tenfiz isteminin kabul veya reddine ilişkin kararların temyizi genel hükümlere tabidir ve temyiz yerine getirmeyi durdurur (MÖHUK m.57/2). Yani tenfiz kararı temyiz edilmişse yabancı ilam, temyiz incelemesi bitene kadar icra edilemez. Kanun yollarının genel işleyişi temyiz nedir yazısında anlatılır.
8.1. Tanıma Tenfiz Davası Açmak İçin Süre Var mı?
MÖHUK m.50-59 tanıma veya tenfiz istemi için bir süre öngörmez. Yönetmelikteki doksan günlük süreler davaya ilişkin değildir: biri eşlerin nüfus müdürlüğüne ayrı ayrı başvurması hâlinde iki başvuru arasındaki en uzun aralık, diğeri eksik belgenin tamamlanması için verilen süredir (Yönetmelik m.6/1, m.7/4). Tescil veya tanıma yapılmadıkça nüfus kaydı evliliği göstermeye devam eder ve yeniden evlenmek isteyen kişi önceki evliliğinin sona erdiğini ayrıca ispat etmek zorunda kalır (TMK m.130).
9. Tanıma Tenfiz Davası Harcı ve Masrafları
Tenfiz davasında harç, yabancı ilamda hükmolunan şeyin değeri, nevi ve mahiyetine göre Harçlar Kanunu’nun (1) sayılı tarifesine göre alınır (492 sayılı Harçlar Kanunu m.4). Kanun harcın ölçüsünü söyler, tutarını söylemez; tutar (1) sayılı tarifeden okunur.
Harçlar Kanunu m.4 lafzı “tenfizi için açılacak davalar”dan söz eder; salt tanıma istemi için ayrı bir hüküm içermez. Harç dışındaki yargılama giderleri (tebligat, tercüme, onay masrafları) dosyanın içeriğine göre değişir. Boşanma yargılamasındaki gider kalemlerinin genel dökümü boşanma davası ücreti ve masrafları yazısındadır.
10. Tanıma Tenfiz Kararının Sonuçları
Tanıma tenfiz kararı iki ayrı sonuç doğurur. Tanıma kararıyla yabancı ilam Türkiye’de kesin hüküm veya kesin delil olur ve bu etki yabancı mahkeme kararının kesinleştiği andan itibaren hüküm ifade eder (MÖHUK m.59). Tenfiz kararıyla yabancı ilam, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur (m.57/1).
Boşanma kararının tanınması veya nüfus müdürlüğünde tescili, Türkiye’de yeniden evlenme için de gereklidir. Yeniden evlenmek isteyen kişi önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorundadır (Türk Medeni Kanunu m.130). Kadın bakımından ayrıca evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz günlük bekleme süresi vardır; doğurmakla süre biter ve mahkeme belirli hâllerde bu süreyi kaldırır (TMK m.132). Bu süre iddet müddeti ve kaldırılması yazısında anlatılır.
11. Tanıma Tenfiz Davası mı, Nüfus Müdürlüğü mü?
Tanıma tenfiz davası ile nüfus müdürlüğü yolu arasındaki seçim, yabancı kararın içeriğine ve eşlerin birlikte başvurabilmesine bağlıdır:
- Yalnız boşanmanın Türkiye’de kayda geçmesi isteniyorsa ve eşler birlikte (ya da doksan gün içinde ayrı ayrı) başvurabiliyorsa, karar nüfus müdürlüğünde veya dış temsilcilikte tescil edilir; dava gerekmez (5490 m.27/A; Yönetmelik m.6/1).
- Eşlerden biri başvuruya katılmıyorsa ve istisna (ölüm ya da yabancılık) yoksa, ya da tescil talebi reddedilmişse, boşanma kararı aile mahkemesinde açılan tanıma davasıyla tanınır; karşılıklılık aranmaz (5490 m.27/A/3; MÖHUK m.58/1).
- Kararda velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, mal rejimi veya tazminat hükmü varsa, bu hükümler için boşanma tescil edilmiş olsa bile ayrıca tanıma veya tenfiz davası açılır; icra isteniyorsa karşılıklılık aranır (Yönetmelik m.9/5; MÖHUK m.54/1-a).
Eşlerden birinin yabancı olduğu boşanmalarda Türk mahkemesinin hangi ülke hukukunu uygulayacağı ayrı bir sorudur ve yabancı uyruklu ile boşanma yazısında ele alınır. Türkiye’de açılacak bir boşanma davasının türleri için anlaşmalı boşanma ve nafaka yazılarına bakılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Yurt dışında aldığım boşanma kararı Türkiye'de geçerli mi?
Kendiliğinden geçerli olmaz; nüfus kaydınız evli görünmeye devam eder. Karar şartları taşıyorsa dava açmadan nüfus müdürlüğüne veya kararın verildiği ülkedeki dış temsilciliğe başvurularak nüfus kütüğüne tescil edilir (5490 sayılı Kanun m.27/A). Tescil reddedilirse boşanma kararı, 5718 sayılı Kanuna göre açılan tanıma tenfiz davasıyla tanınır.
Tanıma tenfiz davası hangi mahkemede açılır?
Boşanma, velayet, nafaka gibi aile hukukuna ilişkin yabancı kararlarda görevli mahkeme aile mahkemesidir (4787 sayılı Kanun m.4); aile mahkemesi kurulamayan yerlerde bu iş için belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar (4787 m.2). Yetkili yer, karşı tarafın Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer; ikisi de yoksa Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemesidir (MÖHUK m.51/2).
Tenfiz ne demek?
Tenfiz, yabancı mahkeme ilamının Türkiye'de icra edilebilmesi için yetkili Türk mahkemesinin verdiği karardır. Tenfiz kararı verilen yabancı ilam, Türk mahkemesi ilamı gibi icra edilir (MÖHUK m.50/1, m.57/1). Nafaka, tazminat veya velayet gibi yerine getirilmesi gereken hükümler tenfiz gerektirir. Vasiyetnamenin tenfizi ise yabancı kararla ilgisi olmayan ayrı bir davadır.
Tanıma ile tenfiz arasındaki fark nedir?
Tanıma, yabancı kararın Türkiye'de kesin hüküm veya kesin delil olarak kabul edilmesidir ve boşanma gibi statü kararları için yeterlidir. Tenfiz ise kararın ayrıca icra edilebilmesini sağlar. Tanımada karşılıklılık şartı aranmaz, tenfizde aranır (MÖHUK m.54/1-a, m.57/1, m.58/1). Aynı yabancı kararın bir kısmı tanınıp bir kısmı tenfiz edilebilir.
Tanıma tenfiz davası için hangi belgeler gerekir?
Dava dilekçesine iki belge eklenir: yabancı ilamın o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya kararı veren yargı organınca onanmış örneği ile onanmış tercümesi; ilamın kesinleştiğini gösteren, o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesi (MÖHUK m.53/1). Dilekçeye karşı taraf sayısı kadar örnek eklenir (m.52/1).
Tanıma tenfiz davası ne kadar sürer?
Kanunda davanın kaç ayda biteceğine dair bir süre yoktur. Tanıma tenfiz davası basit yargılama usulüyle incelenir ve dilekçe duruşma günüyle karşı tarafa tebliğ edilir (MÖHUK m.55/1). Basit yargılamada tahkikat ilk duruşma hariç iki duruşmada tamamlanır ve duruşmalar arası bir ayı geçemez; bilirkişi veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim bu sınırı aşabilir (HMK m.320/3).
Nüfus müdürlüğüne eşimle birlikte gitmek zorunda mıyım?
Hayır. Taraflar başvuruyu aynı anda birlikte veya ayrı zamanlarda yapabilir; ayrı başvuruda iki başvuru arasındaki süre doksan günü geçemez (Yönetmelik m.6/1). Taraflardan biri ölmüş ya da yabancıysa Türk vatandaşı olan diğer taraf tek başına başvurabilir (5490 m.27/A/1). Başvuru bizzat, kanuni temsilci veya vekil aracılığıyla yapılır.
Karşılıklılık şartı tanımada da aranır mı?
Aranmaz. Kanun, tanımada 54. maddenin birinci fıkrasının (a) bendinin uygulanmayacağını açıkça söyler (MÖHUK m.58/1); o bent karşılıklılık şartını düzenler. Bu nedenle yalnız boşanmanın tanınması için Türkiye ile kararın verildiği devlet arasında karşılıklılık aranmaz. Aynı karardaki nafaka veya velayet hükmünün icrası için tenfiz istenirse karşılıklılık aranır.
Yabancı kararda velayet ve nafaka varsa nüfus müdürlüğü yeterli mi?
Yeterli değildir. Nüfus müdürlüğü komisyonu kararı yalnız boşanma, evliliğin butlanı, iptali veya evliliğin varlığı yönünden inceler; velayet, iştirak nafakası, kişisel ilişki, mal rejimi ve tazminat hükümleri bakımından komisyon kararı sonuç doğurmaz. Bu hükümler için MÖHUK'a göre görevli ve yetkili mahkemede tanıma veya tenfiz davası açılabilir (Yönetmelik m.9/5).
Tanıma tenfiz davası açmak için süre var mı?
MÖHUK m.50-59 tanıma veya tenfiz istemi için bir süre öngörmez. Yönetmelikteki doksan günlük süreler ayrı konulardır: biri eşlerin nüfus müdürlüğüne ayrı başvuruları arasındaki en uzun aralık, diğeri eksik belgenin tamamlanması için verilen süredir (Yönetmelik m.6/1, m.7/4). Tescil yapılmadıkça nüfus kaydı evliliği göstermeye devam eder.
İlgili çalışma alanı: Aile Hukuku
← Tüm makaleler