Tazminat davası, hukuka aykırı bir fiil ya da sözleşmeye aykırılık nedeniyle zarara uğrayan kişinin bu zararın para ile giderilmesini mahkemeden istediği davadır. Tazminat davasında iki talep birlikte veya ayrı ayrı ileri sürülebilir: malvarlığındaki ölçülebilir kayıp için maddi tazminat, bedensel bütünlüğün veya kişilik hakkının zedelenmesi için manevi tazminat. Haksız fiilde sorumluluğun genel kuralı, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar verenin bu zararı gidermekle yükümlü olmasıdır (Türk Borçlar Kanunu m.49/1). Bu yazı, trafik kazası, iş kazası, hatalı tıbbi uygulama, hakaret veya sözleşme ihlali gibi bir olay yüzünden zarara uğrayıp maddi ve manevi tazminat davası açmayı düşünen kişi için tazminat davasının şartlarını, istenebilecek zararları, zamanaşımını, görevli mahkemeyi ve davanın nasıl açılacağını anlatır.
1. Tazminat Davası: Öne Çıkanlar
- Tazminat davasında zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat eder; sözleşmeye aykırılıkta ise borçlu kusursuz olduğunu ispat etmedikçe sorumludur (TBK m.50/1, m.112).
- Bedensel zararda tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar istenebilir (TBK m.54).
- Manevi tazminat için kanunda formül yoktur; hâkim olayın özelliklerine göre uygun bir miktara karar verir ve istenen tutardan fazlasına hükmedemez (TBK m.56, HMK m.26).
- Haksız fiilden doğan tazminat davasında zamanaşımı, öğrenmeden itibaren iki yıl ve her hâlde fiilden itibaren on yıldır; fiil suç ise daha uzun ceza zamanaşımı uygulanır (TBK m.72/1).
- Tazminat davasında görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir; haksız fiilde zarar gören davayı kendi yerleşim yerinde de açabilir (HMK m.2, m.16).
- Belirsiz alacak davası 31 Temmuz 2026’da kaldırıldı; kısmi davada talep tahkikat sonuna kadar bir defa artırılabilir (7589 sayılı Kanun m.19, HMK m.109/4).
2. Tazminat Davası Nedir? Maddi ve Manevi Tazminat Farkı
Tazminat davası, uğranılan zararın sorumlu kişiye ödettirilmesi için açılan davadır. Talebin dayanağı zararın kaynağına göre değişir: haksız fiilde kusurlu ve hukuka aykırı fiille zarar veren (TBK m.49/1), sözleşmede borcu hiç veya gereği gibi ifa etmeyen borçlu (TBK m.112) tazminatla yükümlüdür. İstenen tazminatın türü ise zararın niteliğine bağlıdır.
| Ölçüt | Maddi tazminat | Manevi tazminat |
|---|---|---|
| Neyi karşılar | Malvarlığındaki ölçülebilir kayıp | Bedensel bütünlüğün veya kişilik hakkının zedelenmesi |
| Miktar nasıl belirlenir | Zarar ispat edilir; tam ispat edilemezse hâkim hakkaniyete göre belirler | Hâkim olayın özelliklerine göre uygun bir miktar belirler |
| Dayanak | TBK m.50, m.53, m.54 | TBK m.56, m.58 |
Tablonun dayanağı: TBK m.50, m.53, m.54, m.56 ve m.58.
2.1. Maddi Tazminat Nedir?
Maddi tazminat, zarar görenin malvarlığında meydana gelen ve para ile ölçülebilen kaybın giderilmesidir. Tedavi giderleri, kazanç kaybı, aracın onarım bedeli veya ölen kişinin desteğinden yoksun kalan kişinin kaybı maddi zarar kalemleridir. Maddi tazminat davasında zarar gören, zararını ispat yükü altındadır; zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler (TBK m.50).
2.2. Manevi Tazminat Nedir?
Manevi tazminat, bedensel bütünlüğü veya kişilik hakkı zedelenen kişiye, uğradığı manevi zarara karşılık ödenen bir miktar paradır. Kanun manevi tazminatı iki hâlde düzenler. Birincisi bedensel bütünlüğün zedelenmesidir: hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir (TBK m.56/1). İkincisi kişilik hakkının zedelenmesidir: kişilik hakkı zedelenen kişi manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir (TBK m.58/1).
Manevi tazminat her zaman para ile sınırlı değildir. Hâkim, kişilik hakkının zedelenmesi hâlinde para yerine başka bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bunu paraya ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verip bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir (TBK m.58/2).
Kişilik hakkına yapılan saldırı, kişinin rızası, daha üstün nitelikte özel veya kamusal yarar ya da kanunun verdiği yetkinin kullanılması sebeplerinden biriyle haklı kılınmadıkça hukuka aykırıdır (Türk Medeni Kanunu m.24/2). Kişilik hakkı saldırıya uğrayan kişi saldırının önlenmesini, durdurulmasını veya hukuka aykırılığın tespitini isteyebilir; maddi ve manevi tazminat istemleri bu davalardan bağımsız olarak saklıdır (TMK m.25/1, m.25/3). Hakaret nedeniyle manevi tazminat talebi bu kapsamdadır; hakaretin ceza boyutu için hakaret suçu cezası (TCK 125) yazımıza bakabilirsiniz.
3. Tazminat Davası Şartları: Hukuka Aykırılık, Zarar, İlliyet ve Kusur
Tazminat davası şartları, haksız fiil sorumluluğunda dört unsurdan oluşur: hukuka aykırı bir fiil, bir zarar, zararın bu fiilden doğmuş olması (illiyet bağı) ve kanun aksini öngörmedikçe fail kusuru. Kanun sorumluluğu “kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren” kişiye yükler (TBK m.49/1). Bu dört koşulun her biri ayrı ayrı ispat edilir ve biri eksikse haksız fiil sorumluluğu doğmaz. Unsurların ayrıntısı için haksız fiil nedir yazımıza bakabilirsiniz.
- Hukuka aykırılık: Fiil bir hukuk kuralını ihlal etmelidir. Zarar verici fiili yasaklayan bir kural bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.49/2).
- Zarar: Malvarlığında ölçülebilir bir kayıp (maddi zarar) veya bedensel bütünlüğün ya da kişilik hakkının zedelenmesi (manevi zarar) olmalıdır.
- İlliyet bağı: Zarar, sorumlu tutulan kişinin fiilinden doğmuş olmalıdır; TBK m.49/1 sorumluluğu fiille zarar veren kişiye yükler.
- Kusur: Zarar gören, zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır (TBK m.50/1).
3.1. Tazminat Davasında Kusur Aranmayan Sorumluluk Hâlleri
Tazminat davasında kusur her zaman aranmaz. Adam çalıştıran, çalışanının kendisine verilen işi yaparken başkalarına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür; ancak çalışanını seçerken, talimat verirken ve denetlerken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumlu olmaz (TBK m.66/1-2). Bir binanın veya yapı eserinin maliki ise yapımındaki bozukluklardan veya bakımındaki eksikliklerden doğan zararı gidermekle yükümlüdür (TBK m.69/1). Bu hâllerde zarar gören, sorumlu kişinin kusurunu ispat etmek zorunda değildir. Ayrıntı için adam çalıştıranın sorumluluğu ve yapı malikinin sorumluluğu yazılarımıza bakabilirsiniz.
3.2. Tazminat Davası Sözleşmeye Aykırılıktan Doğuyorsa
Tazminat davası sözleşmeye aykırılığa dayanıyorsa ispat yükü, zamanaşımı ve yetki kuralları haksız fiilden farklıdır. Borç hiç veya gereği gibi ifa edilmezse borçlu, kendisine hiçbir kusurun yüklenemeyeceğini ispat etmedikçe alacaklının zararını gidermekle yükümlüdür (TBK m.112). Haksız fiilde kusuru zarar gören ispat ederken (TBK m.50/1), sözleşmede kusursuzluğunu borçlu ispat eder. Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır (TBK m.114/2).
| Ölçüt | Haksız fiil | Sözleşmeye aykırılık |
|---|---|---|
| Sorumluluk dayanağı | TBK m.49 | TBK m.112 |
| Kusuru kim ispat eder | Zarar gören (TBK m.50/1) | Borçlu kusursuzluğunu ispat eder (TBK m.112) |
| Zamanaşımı | 2 yıl / 10 yıl; suçsa ceza zamanaşımı (TBK m.72/1) | Kural olarak 10 yıl (TBK m.146) |
| Ek yetkili mahkeme | Fiilin işlendiği, zararın doğduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri (HMK m.16) | Sözleşmenin ifa edileceği yer (HMK m.10) |
Tablonun dayanağı: TBK m.50/1, m.72/1, m.112, m.146 ve HMK m.10, m.16. Sözleşmenin genel kuralları için sözleşme hukuku yazımıza bakabilirsiniz.
4. Tazminat Davasında İstenebilecek Maddi Zarar Kalemleri
Tazminat davasında maddi zarar kalemleri, zararın bedensel zarar mı yoksa ölüm mü olduğuna göre kanunda ayrı ayrı sayılmıştır. Her iki maddede de “özellikle” ifadesi kullanıldığı için sayım sınırlayıcı değildir; somut olayda başka kalemler de ileri sürülebilir (TBK m.53, m.54).
4.1. Tazminat Davasında Bedensel Zarar Kalemleri
Bedensel zararlar özellikle şunlardır (TBK m.54):
- Tedavi giderleri: Hastane, ilaç, ameliyat ve rehabilitasyon masrafları.
- Kazanç kaybı: Zarar görenin tedavi süresince çalışamadığı için elde edemediği gelir.
- Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar: Bedensel zarar yüzünden çalışma gücünün kısmen veya tamamen yitirilmesinden doğan kayıp.
- Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar: Bedensel zararın kişinin ileriki ekonomik durumunu etkilemesinden doğan kayıp.
Kanun kazanç kaybını ve çalışma gücü kaybını iki ayrı bentte saymıştır (TBK m.54/2-3). Bu nedenle çalışma gücü kaybı, kişinin gelirinin fiilen düşüp düşmediğinden bağımsız bir zarar kalemi olarak talep edilir. Trafik kazasında sürekli iş göremezlik kaleminin yaklaşık büyüklüğü için trafik kazası tazminat hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.
4.2. Tazminat Davasında Ölüm Hâlinde İstenebilecek Kalemler ve Destekten Yoksun Kalma
Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle cenaze giderleri, ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücü kayıpları ve ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplardır (TBK m.53). Üçüncü bent, destekten yoksun kalma tazminatının dayanağıdır. Kanun destekten yoksun kalanları mirasçılarla sınırlamaz; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerden söz eder (TBK m.53/3).
4.3. Maddi Tazminat Hesaplama İlkeleri
Maddi tazminat hesaplama, bedensel zarar ve destekten yoksun kalma zararlarında bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre yapılır (TBK m.55/1). Hesapta üç kural öne çıkar:
- Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacı taşımayan ödemeler zararın belirlenmesinde gözetilemez ve tazminattan indirilemez (TBK m.55/1).
- Hesaplanan tazminat, miktar esas alınarak hakkaniyet düşüncesiyle artırılamaz veya azaltılamaz (TBK m.55/1).
- Aynı hesap kuralları, idari eylem ve işlemlerin yol açtığı bedensel zarar ve ölüm zararlarına ilişkin istem ve davalarda da uygulanır (TBK m.55/2). İdareye karşı açılacak dava için tam yargı davası yazımıza bakabilirsiniz.
4.4. Tazminat Davasında Faiz: 31 Temmuz 2026 Değişikliği
Tazminat davasında çalışma gücü kaybı ve destekten yoksun kalma kalemlerine işletilecek faiz, 7589 sayılı Kanun’la TBK m.55’e eklenen fıkrayla ikiye ayrıldı. Zarar görenin veya destekte bulunan kişinin kazancının bilindiği döneme ilişkin tazminata haksız fiilin veya zarar doğuran olayın meydana geldiği tarihten, kazancın bilinemediği döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilir (TBK m.55/3). Aynı kalemler için ifa amacıyla tahkikat başlayıncaya kadar ödenen bedel, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilir (TBK m.55/4).
Bu iki fıkra 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe girdi (7589 sayılı Kanun m.26/1-c). Değişiklik yalnız yürürlük tarihinden sonra meydana gelen haksız fiiller ve zarar doğuran olaylar hakkında uygulanır; daha önce meydana gelen olaylarda maddenin değişiklikten önceki hükümleri uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m.1/9). Belirleyici tarih dava tarihi değil, olay tarihidir.
5. Tazminat Davasında Manevi Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir?
Tazminat davasında manevi tazminat miktarı için kanunda bir formül, tablo veya tarife yoktur; hâkim olayın özelliklerini göz önünde tutarak “uygun bir miktar” paraya karar verir (TBK m.56/1). Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim hukuka ve hakkaniyete göre karar verir (TMK m.4). Bu nedenle “manevi tazminat hesaplama” aracıyla kesin bir tutar bulunamaz; internette dolaşan tutar listeleri hâkimin takdirinin yerine geçmez.
Manevi tazminat miktarında davacının dilekçesinde yazdığı tutar üst sınırdır. Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez, duruma göre talepten daha azına karar verebilir (HMK m.26/1). Manevi tazminat talebi bu yüzden dilekçede, olayın ağırlığını ve zarar görenin durumunu anlatan somut açıklamalarla birlikte ve açık bir tutar olarak yazılır.
Kısmi davanın yalnız talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda açılabildiği kanunda yazılıdır (HMK m.109/1). Manevi tazminatın bu anlamda bölünebilir bir talep olup olmadığı ve kısmi davada talebi artırmaya izin veren yeni fıkranın (HMK m.109/4) manevi tazminata uygulanıp uygulanmayacağı kanun metninde açıkça düzenlenmemiştir. Bu belirsizlik karşısında manevi tazminat tutarını ilk dilekçede eksiksiz göstermek, talebin sonradan artırılamaması riskini ortadan kaldırır. Takdir ölçütlerinin ayrıntısı için manevi tazminat miktarı nasıl belirlenir, karşı tarafa yüklenecek avukatlık ücreti için manevi tazminat vekalet ücreti yazılarımıza bakabilirsiniz.
6. Tazminat Davasında İndirim: Zarar Görenin Kusuru ve Hakkaniyet
Tazminat davasında hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler (TBK m.51/1). Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuşsa, zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa veya tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir (TBK m.52/1). Bu indirim sebebi yalnız zararın doğmasını değil, doğmuş zararın artmasına katkıyı da kapsar.
Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hâkim tazminatı indirebilir (TBK m.52/2). Trafik kazalarında zarar görenin kendi kusurunun etkisi için müterafik kusur ve tazminattan indirim yazımıza bakabilirsiniz.
7. Tazminat Davası Zamanaşımı: 2 Yıl, 10 Yıl ve Ceza Zamanaşımı
Tazminat davası zamanaşımı, haksız fiilde zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yıldır (TBK m.72/1). İki süre birlikte işler; hangisi önce dolarsa tazminat istemi zamanaşımına uğrar. Aynı süreler manevi tazminat zamanaşımı için de geçerlidir, çünkü madde maddi ve manevi tazminat ayrımı yapmadan “tazminat istemi”nden söz eder.
Tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa bu daha uzun süre uygulanır (TBK m.72/1). Kanun burada fiilin niteliğine bakar; metinde mahkûmiyet kararı veya açılmış bir ceza davası şartı yer almaz. Ceza zamanaşımı suçun kanundaki cezasının üst sınırına göre belirlenir: üst sınırı beş yılı aşmayan hapis veya adli para cezası gerektiren suçlarda sekiz yıl, beş yıldan fazla ve yirmi yıldan az hapis cezası gerektiren suçlarda on beş yıldır (Türk Ceza Kanunu m.66/1-d, m.66/1-e, m.66/4). Sürelerin ayrıntısı için TCK 66 dava zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
| Tazminatın kaynağı | Zamanaşımı | Dayanak |
|---|---|---|
| Haksız fiil | Öğrenmeden itibaren 2 yıl, her hâlde fiilden itibaren 10 yıl | TBK m.72/1 |
| Suç oluşturan haksız fiil | Ceza kanunundaki daha uzun zamanaşımı | TBK m.72/1, TCK m.66 |
| Sözleşmeye aykırılık | Kanunda aksi yoksa 10 yıl | TBK m.146 |
| Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden ve (yüklenicinin ağır kusuru hâli dışında) eser sözleşmesinden doğan alacaklar | 5 yıl | TBK m.147 |
Tablonun dayanağı: TBK m.72/1, m.146, m.147 ve TCK m.66.
Haksız fiil nedeniyle zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa, zarar gören tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile bu borcu ifadan her zaman kaçınabilir (TBK m.72/2). Sürenin başlangıcının farklı zarar türlerinde nasıl belirlendiği için haksız fiil tazminatında zamanaşımı yazımıza bakabilirsiniz.
8. Tazminat Davasını Kim Açabilir, Kime Karşı Açılır?
Tazminat davasını zararı doğrudan uğrayan kişi açar. Ölüm hâlinde ölenin desteğinden yoksun kalanlar kendi destek kayıpları için maddi tazminat (TBK m.53/3), ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde zarar görenin veya ölenin yakınları kendi adlarına manevi tazminat isteyebilir (TBK m.56/2). Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez (TMK m.25/4).
Tazminat davası zarardan sorumlu olan kişiye karşı açılır. Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet vermişse veya aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumluysa haklarında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanır (TBK m.61). Müteselsil sorumlulukta alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir ve borçluların sorumluluğu borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder (TBK m.163). Bu nedenle zarar gören tazminatın tamamını sorumlulardan herhangi birinden isteyebilir. Ayrıntı için müteselsil sorumluluk nedir yazımıza bakabilirsiniz.
9. Tazminat Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
9.1. Tazminat Davasında Görevli Mahkeme
Tazminat davasında görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir; kural, dava konusunun değerine ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı ve şahıs varlığına ilişkin davaların tamamını kapsar (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.2/1). Özel kanunlar belirli uyuşmazlıkları başka mahkemelere verir:
| Uyuşmazlık | Görevli mahkeme | Dayanak |
|---|---|---|
| Genel haksız fiil ve sözleşme tazminatı | Asliye hukuk mahkemesi | HMK m.2/1 |
| Ticari dava niteliğindeki tazminat | Asliye ticaret mahkemesi | TTK m.5/1 |
| İşçi ile işveren arasında iş ilişkisinden doğan tazminat | İş mahkemesi | 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5 |
| Boşanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat | Aile mahkemesi | 4787 sayılı Kanun m.4 |
| Tüketici işleminden doğan tazminat | Tüketici mahkemesi | 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/1 |
| İdari eylem veya işlemden doğan zarar | İdare mahkemesi (tam yargı davası) | İYUK m.2/1-b |
Tablonun dayanağı: HMK m.2/1, TTK m.5/1, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.5, 4787 sayılı Kanun m.4, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/1 ve İYUK m.2/1-b.
Boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu eş, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenmişse kusurlu eşten maddi tazminat, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğramışsa manevi tazminat isteyebilir (TMK m.174). Bu talepler için boşanmada maddi ve manevi tazminat yazımıza bakabilirsiniz.
9.2. Tazminat Davasında Yetkili Mahkeme
Tazminat davasında genel yetkili mahkeme, davalının dava tarihindeki yerleşim yeri mahkemesidir (HMK m.6/1). Haksız fiilden doğan davalarda bunlara ek olarak haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK m.16/1). Zarar gören bu mahkemelerden birini seçebilir ve davayı kendi yerleşim yerinde açabilir.
Sözleşmeden doğan tazminat davası, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabilir (HMK m.10/1). Kişilik haklarının korunması için açılan davada davacı kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesini seçebilir (TMK m.25/5). Tüketici davaları tüketicinin yerleşim yerindeki tüketici mahkemesinde de açılabilir (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/5).
10. Tazminat Davası Nasıl Açılır? Dilekçe, Harç ve Kısmi Dava
Tazminat davası, görevli ve yetkili mahkemeye verilen bir dava dilekçesiyle açılır; dava açmadan önce sorumluluk sebebi, zamanaşımı, deliller, mahkeme ve dava şartı arabuluculuk sırayla kontrol edilir:
- Sorumluluk sebebini belirleyin. Zararın haksız fiilden mi, sözleşmeye aykırılıktan mı doğduğu ispat yükünü, zamanaşımını ve yetkili mahkemeyi değiştirir (TBK m.49/1, m.112).
- Zamanaşımını hesaplayın. Haksız fiilde öğrenmeden itibaren iki yıl ve fiilden itibaren on yıl, fiil suçsa daha uzun ceza zamanaşımı, sözleşmede kural olarak on yıl uygulanır (TBK m.72/1, m.146).
- Zarar kalemlerini ve delilleri toplayın. Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücü kaybı ve destek kaybı ayrı ayrı belgelenir; manevi tazminat için olayın özellikleri somut olarak açıklanır (TBK m.53, m.54, m.56/1).
- Görevli ve yetkili mahkemeyi belirleyin. Kural asliye hukuk mahkemesidir; haksız fiilde zarar gören kendi yerleşim yeri mahkemesini de seçebilir (HMK m.2/1, m.16/1).
- Dava şartı arabuluculuk olup olmadığını kontrol edin. Ticari davalarda, iş ilişkisinden doğan işçi ve işveren tazminatlarında ve tüketici mahkemesinde görülen uyuşmazlıklarda dava açmadan önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (TTK m.5/A, 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A).
- Dilekçeyi verin, harç ve gider avansını yatırın. Dilekçede talep sonucu açıkça yazılır; harç ve gider avansı dava açılırken mahkeme veznesine yatırılır (HMK m.119/1, m.120/1).
Dilekçede mahkemenin adı, tarafların ve varsa vekilin bilgileri, davanın konusu ve değeri, iddianın dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetleri, her vakıanın hangi delille ispat edileceği, dayanılan hukuki sebepler ve açık bir talep sonucu bulunur (HMK m.119/1). Maddi ve manevi tazminat talepleri aynı dilekçede ayrı kalemler olarak gösterilebilir.
Davacı, yargılama harçları ile Adalet Bakanlığınca her yıl çıkarılan gider avansı tarifesinde belirlenen tutarı dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır; avansın yetmediği dava sırasında anlaşılırsa mahkeme tamamlanması için iki haftalık kesin süre verir (HMK m.120/1-2). Gider avansı tarifesi her yıl yeniden çıkarıldığı için dava açılacak yılın tarifesine bakılır. Dava açma işleminin genel adımları için dava nasıl açılır yazımıza bakabilirsiniz.
10.1. Tazminat Davasında Dava Şartı Arabuluculuk
Tazminat davası ticari dava niteliğindeyse ve konusu bir miktar paraysa, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (TTK m.5/A). Aynı şart iki alanda daha vardır. Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı için açılan davalarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır (7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu m.3/1). Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda da dava açılmadan önce arabulucuya başvurulur; tüketici hakem heyetinin görevine giren uyuşmazlıklar ve kanunda sayılan diğer hâller bu şartın dışındadır (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.73/A). Arabulucu başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır; bu süre zorunlu hâllerde en fazla iki hafta uzatılabilir (TTK m.5/A). Ticari dava sayılan uyuşmazlıklar ve başvuru usulü için ticari davalarda arabuluculuk yazımıza bakabilirsiniz.
10.2. Tazminat Davasında Kısmi Dava ve Belirsiz Alacak Davasının Kaldırılması
Tazminat davasında zararın tamamı dava açılırken hesaplanamıyorsa önceden kullanılan belirsiz alacak davası artık açılamaz: bu davayı düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanun’la yürürlükten kaldırıldı (7589 sayılı Kanun m.19). Kaldırılma tarihinden önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder (7589 sayılı Kanun geçici m.1/10). Değişikliğin bütün kapsamı için 12. Yargı Paketi yazımıza bakabilirsiniz.
Yeni düzende zarar gören kısmi dava açabilir. Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda alacağın yalnız bir kısmı dava edilebilir (HMK m.109/1). Alacağın bir kısmının dava edildiği durumlarda talep konusu, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; bu durumda zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır (HMK m.109/4). Dava açılırken kalan kısımdan açıkça feragat edilmedikçe kısmi dava, geri kalan kısımdan feragat anlamına gelmez (HMK m.109/3).
11. Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?
Tazminat davası için kanunda sabit bir yargılama süresi yoktur. Süreyi belirleyen başlıca etkenler, delillerin toplanması, bedensel zarar veya destekten yoksun kalma hesabı için bilirkişi incelemesi yapılıp yapılmayacağı ve mahkemenin iş yüküdür. İlk derece mahkemesinin kararından sonra istinaf ve gerektiğinde temyiz aşamaları süreye eklenir. Bu nedenle somut bir dosya için “şu kadar ayda biter” biçiminde bir taahhüt verilemez.
12. Tazminat Davası Türleri: Olaya Göre İlgili Yazılar
Tazminat davası türleri, zararın doğduğu olaya göre farklı özel kurallara tabidir. Aşağıdaki tablo sık karşılaşılan olayları ve her birinin ayrıntılı anlatıldığı yazıyı gösterir.
| Olay | Sorumluluk kaynağı | Ayrıntılı yazı |
|---|---|---|
| Trafik kazası (yaralanma veya ölüm) | Haksız fiil ve zorunlu mali sorumluluk sigortası | trafik kazası tazminat davası |
| Aracın değer kaybı | Malvarlığı zararı | araç değer kaybı davası |
| İş kazası ve meslek hastalığı | İşverenin sorumluluğu, iş mahkemesi | iş kazası tazminat davası |
| Doktor hatası (malpraktis) | Sözleşmeye aykırılık veya haksız fiil | malpraktis ve doktor hatası tazminat davası |
| Boşanma | TMK m.174, aile mahkemesi | boşanmada maddi ve manevi tazminat |
| Ölüm hâlinde yakınların destek kaybı | TBK m.53/3 | destekten yoksun kalma tazminatı |
| İdarenin eylem veya işlemi | İdari sorumluluk, tam yargı davası | tam yargı davası |
Sıkça Sorulan Sorular
Tazminat davası nedir?
Tazminat davası, hukuka aykırı bir fiil veya sözleşmeye aykırılık nedeniyle zarara uğrayan kişinin, bu zararın para ile giderilmesini mahkemeden istediği davadır. Malvarlığındaki kayıp için maddi tazminat, bedensel bütünlüğün veya kişilik hakkının zedelenmesi için manevi tazminat istenir. Haksız fiilde dayanak TBK m.49, sözleşmeye aykırılıkta TBK m.112'dir.
Maddi ve manevi tazminat arasındaki fark nedir?
Maddi tazminat, tedavi gideri, kazanç kaybı veya destekten yoksun kalma gibi malvarlığında ölçülebilen kaybı karşılar ve zararın ispatını gerektirir. Manevi tazminat ise bedensel bütünlüğü veya kişilik hakkı zedelenen kişiye ödenen uygun bir miktar paradır; miktarı hâkim olayın özelliklerine göre belirler (TBK m.50, m.56, m.58).
Tazminat davası açma şartları nelerdir?
Haksız fiile dayanan tazminat davasında dört koşul aranır: hukuka aykırı bir fiil, bir zarar, fiil ile zarar arasında illiyet bağı ve kanun aksini öngörmedikçe fail kusuru. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat eder. Adam çalıştıranın ve yapı malikinin sorumluluğunda ise kusurun ispatı aranmaz (TBK m.49, m.50, m.66, m.69).
Manevi tazminat miktarı nasıl hesaplanır?
Manevi tazminat için kanunda bir formül veya tarife yoktur. Hâkim, olayın özelliklerini göz önünde tutarak uygun bir miktara karar verir ve bu takdiri hukuka ve hakkaniyete göre kullanır. Hâkim dava dilekçesinde istenen tutardan fazlasına hükmedemez; bu nedenle talep edilen miktar dilekçede açıkça yazılmalıdır (TBK m.56, TMK m.4, HMK m.26).
Tazminat davası zamanaşımı kaç yıl?
Haksız fiilden doğan tazminat davası, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl, her hâlde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıl içinde açılmalıdır. Fiil suç oluşturuyor ve ceza kanunu daha uzun bir zamanaşımı öngörüyorsa o süre uygulanır. Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminatta kural on yıldır (TBK m.72, m.146).
Tazminat davası hangi mahkemede açılır?
Tazminat davasında görevli mahkeme kural olarak asliye hukuk mahkemesidir. Ticari davalarda asliye ticaret mahkemesi, işçi ile işveren arasındaki iş ilişkisinden doğan taleplerde iş mahkemesi, boşanmaya bağlı tazminatta aile mahkemesi, tüketici işlemlerinde tüketici mahkemesi, idarenin eylem ve işlemlerinde ise idare mahkemesi görevlidir (HMK m.2, TTK m.5).
Tazminat davası nasıl açılır?
Tazminat davası, mahkemenin adı, tarafların bilgileri, olayların sıra numarası altında özeti, her olayın delili, hukuki sebepler ve açık talep sonucunu içeren bir dava dilekçesiyle açılır. Davacı, yargılama harçları ile gider avansını dava açarken mahkeme veznesine yatırır. Ticari, iş ve tüketici uyuşmazlıklarında önce arabulucuya başvurmak dava şartıdır (HMK m.119, m.120, TTK m.5/A).
Tazminat davası ne kadar sürer?
Kanun tazminat davası için sabit bir yargılama süresi belirlemez. Süre, delillerin toplanmasına, bedensel zarar veya destek hesabı için bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. İlk derece kararından sonra istinaf ve gerekirse temyiz aşamaları süreye eklenir; bu nedenle somut bir dosya için süre taahhüdü verilemez.
Manevi tazminatı ölen kişinin yakınları isteyebilir mi?
Evet. Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar para ödenmesine karar verilebilir. Buna karşılık kişinin kendi manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmedikçe veya ölen kişi tarafından ileri sürülmedikçe mirasçılara geçmez (TBK m.56/2, TMK m.25/4).
Belirsiz alacak davası hâlâ açılabilir mi?
Hayır. Belirsiz alacak davasını düzenleyen HMK m.107, 7589 sayılı Kanun'la 31 Temmuz 2026'da yürürlükten kaldırıldı; bu tarihten önce açılmış davalarda eski hüküm uygulanmaya devam eder. Yeni davalarda alacağın bir kısmı kısmi dava olarak istenebilir ve talep, tahkikat sona erene kadar bir defaya mahsus artırılabilir (HMK m.109/4).
