Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar kanunda sınırlı olarak sayılmıştır: kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.350/2, m.367/2). Özel kanunlar bu listeye gemilere ilişkin ayni hak kararlarını (İcra ve İflas Kanunu m.31/a) ve ceza mahkemelerinin mahkûmiyet hükümlerini (5275 sayılı Kanun m.4) ekler. Bunların dışındaki para alacağı hükümleri, kanun yoluna başvurulmuş olsa bile kural olarak icraya konulabilir. Bu yazı, elindeki ilamı icra takibine koymak isteyen alacaklı ile kesinleşmemiş bir ilam nedeniyle icra emri alan borçlu için hangi kararın ne zaman icraya konulabileceğini karar türü bazında açıklar.
1. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar: Öne Çıkanlar
- Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararların genel listesi kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlardır (HMK m.350/2, m.367/2).
- İstinaf ve temyiz başvurusu kararın icrasını kendiliğinden durdurmaz; icranın durması için icranın geri bırakılması kararı gerekir (HMK m.350/1; İİK m.36).
- Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez (HMK m.350/1, m.367/1).
- İcra mahkemesinin tahliye kararı kesinleşme beklemeden uygulanır; tahliye için tefhim veya tebliğden itibaren on gün geçmesi gerekir (İİK m.269/c).
- İdare ve vergi mahkemesi kararları tebliğden başlayarak en geç otuz gün içinde uygulanır (İYUK m.28/1).
- Yabancı mahkeme ilamı Türkiye’de ancak tenfiz kararıyla icra edilir ve tenfiz kararının temyizi yerine getirmeyi durdurur (5718 sayılı Kanun m.50/1, m.57/2).
2. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar Nelerdir?
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun istinaf ve temyize ilişkin iki maddesinde aynı cümleyle sayılır: kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2, m.367/2). Bu cümle, kanun yoluna başvurmanın icrayı durdurmadığı yönündeki genel kuralın istisnasıdır.
Kanunun saydığı üç alan, uygulamada şu tür hükümleri kapsar:
- Kişiler hukuku: ad ve soyadının düzeltilmesi, yaş düzeltilmesi, gaiplik, kısıtlama ve kısıtlamanın kaldırılması gibi kişinin hukuki durumunu belirleyen hükümler.
- Aile hukuku: boşanma, velayet, soybağı, evliliğin butlanı gibi aile ilişkisini kuran, değiştiren veya sona erdiren hükümler.
- Taşınmaz mal ile ilgili ayni haklar: tapu iptali ve tescil, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi gibi taşınmaz üzerindeki mülkiyet veya sınırlı ayni hakka ilişkin hükümler.
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararların sınırını belirleyen ölçüt, hükmün taşınmazla ilgili olması değil, taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin olmasıdır. Kira alacağı veya kira sözleşmesine dayanan tahliye gibi taşınmazla ilgili fakat sözleşmeden doğan hükümler bu listede sayılmaz; bunlar genel kurala tabidir.
Kanun, kesinleşmeyi beklemek zorunda kalan davacıyı da korur. Taşınmaz davalarında davacı lehine hüküm verilirse mahkeme, davacının talebine gerek olmadan hükmün tefhimi ile birlikte özetini tapu sicil müdürlüğüne bildirir ve bu durum taşınmazın kaydına şerh verilir (İİK m.28/1). Hüküm ileride davacının aleyhine kesinleşirse mahkeme bu sonucu da derhal tapuya bildirir (m.28/2). Ayrıntılı dava süreci için tapu iptali ve tescil davası yazısına bakabilirsiniz.
3. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar Tablosu
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar ile kesinleşme beklemeden uygulanan kararlar aşağıda karar türüne göre karşılaştırılmıştır. Tablodaki her satırın açıklaması ilgili başlıkta yer alır.
| Karar türü | Kesinleşme gerekir mi? | Dayanak |
|---|---|---|
| Para alacağı, tazminat, alacak davası hükümleri | Hayır; icranın geri bırakılması istenebilir | HMK m.350/1, m.367/1; İİK m.36 |
| Kişiler hukukuna ilişkin kararlar | Evet | HMK m.350/2, m.367/2 |
| Aile hukukuna ilişkin kararlar (boşanma, velayet, soybağı) | Evet | HMK m.350/2, m.367/2 |
| Boşanma hükmüyle verilen yoksulluk ve iştirak nafakası | Evet, boşanma hükmüyle birlikte | HMK m.350/2; TMK m.175, m.182 |
| Tedbir nafakası (boşanma davası sürerken) | Hayır; dava süresince uygulanan geçici önlem | TMK m.169 |
| Taşınmaz ayni hakkına ilişkin kararlar | Evet | HMK m.350/2, m.367/2 |
| Gemilere ve gemi ayni haklarına ilişkin kararlar | Evet | İİK m.31/a |
| İcra mahkemesinin tahliye kararı | Hayır; on gün bekleme süresi var | İİK m.269/c |
| İcra mahkemesinin diğer kararları | Kanun yolu, satıştan başka icra işlemini durdurmaz | İİK m.363, m.364 |
| Menfi tespit kararı (borçlu lehine) | Takip derhal durur; icranın iadesi kesinleşmeye bağlı | İİK m.72/5 |
| İşe iade kararı | İşe başlatma başvurusu kesinleşen karar üzerine yapılır | 4857 sayılı Kanun m.21 |
| Ceza mahkemesi mahkûmiyet hükmü | Evet | 5275 sayılı Kanun m.4; CMK m.275/1, m.293/1 |
| İdare ve vergi mahkemesi kararları | Hayır; en geç otuz gün içinde uygulanır | İYUK m.28/1 |
| Tüketici hakem heyeti kararı | Hayır; itiraz icrayı durdurmaz | 6502 sayılı Kanun m.70/3 |
| Yabancı mahkeme ilamı | Tenfiz kararı gerekir; temyiz yerine getirmeyi durdurur | 5718 sayılı Kanun m.50/1, m.57/2 |
| Sayıştay ilamı | Evet; kesinleştikten sonra doksan gün içinde yerine getirilir | 6085 sayılı Kanun m.53/1 |
4. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlarda Genel Kural: Kanun Yolu İcrayı Durdurmaz
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar istisnadır; genel kural, istinaf ve temyiz başvurusunun kararın icrasını durdurmamasıdır (HMK m.350/1, m.367/1). Bu nedenle bir alacak davasında hükmedilen para, borçlu istinaf veya temyiz yoluna başvurmuş olsa bile ilamlı icra yoluyla takibe konulabilir.
Para borcuna ilişkin ilam icra dairesine verildiğinde icra müdürü borçluya bir icra emri gönderir. İcra emrinde borcun yedi gün içinde ödenmesi, aksi hâlde icra mahkemesinden veya kanun yolunu inceleyen mahkemeden icranın geri bırakılmasına dair karar getirilmedikçe cebri icraya devam edileceği yazılır (İİK m.32/1).
4.1. Kesinleşmeden İcraya Konulan Kararda İcranın Geri Bırakılması
Kesinleşme şartı olmayan bir ilamın icrasını durdurmak isteyen borçlu, icranın geri bırakılması (tehiri icra) yoluna başvurur. İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşyayı resmî bir mercie depo ettiğini ispat ederse ya da bunun değerinde taşınır rehni, taşınmaz rehni, esham ve tahvilat veya muteber banka kefaleti gösterirse, icra mahkemesinden karar alması için icra müdürü tarafından kendisine uygun bir süre verilir (İİK m.36/1). Borçlunun hükmolunan parayı karşılayacak malı haczedilmişse de bu süre verilir.
İcranın geri bırakılmasının üç önemli sınırı vardır:
- Borçlu Devlet ise veya adli yardımdan yararlanıyorsa teminat gösterme zorunluluğu yoktur (İİK m.36/2).
- Nafaka hükümlerinde bu süre verilemez (İİK m.36/4); HMK da nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemeyeceğini açıkça belirtir (HMK m.350/1, m.367/1).
- Bölge adliye mahkemesi başvuruyu kesin olarak esastan reddeder veya Yargıtay hükmü onarsa, teminata konu para alacaklının istemi üzerine başkaca işleme gerek kalmadan alacaklıya ödenir (İİK m.36/6).
4.2. İlam Bozulursa Kesinleşmeden Yapılan İcra Ne Olur?
Kesinleşme beklemeden yapılan icranın riski alacaklıya aittir. Bir ilamın bölge adliye mahkemesince kaldırılması veya temyizen bozulması, icra muamelelerini olduğu yerde durdurur (İİK m.40/1). İlam icra edildikten sonra kaldırılır veya bozulur ve borçlunun hiç ya da o kadar borcu olmadığı kesin bir ilamla belirlenirse, ayrıca hüküm almaya gerek olmadan icra tamamen veya kısmen eski hâline iade edilir (m.40/2). Üçüncü kişilerin iyiniyetle kazandıkları haklar bu iadeden etkilenmez (m.40/3).
5. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Aile Hukuku Kararları
Kesinleşmeden icraya konulamayacak aile hukuku kararlarının başında boşanma, velayet ve soybağı hükümleri gelir (HMK m.350/2). Velayet hükmü de bu kapsamdadır; boşanma davasının sürdüğü dönemde çocuğun bakımı ve korunması için gerekli önlemler, esas hükmün kesinleşmesi beklenmeden geçici önlem olarak alınır (Türk Medeni Kanunu m.169). Velayetin kendisine ilişkin ayrıntılar için velayet davası yazısına bakabilirsiniz.
5.1. Boşanma İlamındaki Tazminat ve Vekalet Ücreti Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar bakımından kanun, kesinleşme şartını hükmün kalemlerine değil kararın konusuna bağlar: aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m.350/2). Kanun aynı ilamda yer alan maddi ve manevi tazminat, vekalet ücreti veya yargılama gideri için ayrı bir istisna öngörmez. Bu nedenle boşanma hükmü kesinleşmeden, aynı ilamdaki parasal kalemler için başlatılan takip kesinleşme şartına aykırılık nedeniyle şikâyete açıktır.
Boşanma bölümü kesinleşmiş, fakat taraflardan biri yalnız tazminat miktarına karşı kanun yoluna başvurmuşsa durum kanunda ayrıca düzenlenmemiştir. Bu durumda takibe başlamadan önce ilamın hangi bölümünün kesinleştiğini gösteren kesinleşme kaydının içeriği incelenmelidir (HMK m.302/4).
5.2. Nafaka Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Nafaka kararının kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağı nafakanın türüne göre değişir:
- Tedbir nafakası: Boşanma veya ayrılık davası açılınca hâkim, davanın devamı süresince gerekli olan ve özellikle eşlerin geçimine ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169). Kanun bu önlemi davanın sürdüğü dönem için öngördüğünden, esas hükmün kesinleşmesine bağlanan yerine getirme şartı tedbir nafakasının uygulanmasını dava sonuna ertelemez. Tedbir nafakasının koşulları için tedbir nafakası yazısına bakabilirsiniz.
- Yoksulluk nafakası: Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla diğer taraftan nafaka isteyebilir (TMK m.175). Nafaka boşanma hükmüyle birlikte verildiğinde aile hukukuna ilişkin kararın parçasıdır ve boşanma hükmü kesinleşmeden icraya konulamaz (HMK m.350/2).
- İştirak nafakası: Velayet kendisine verilmeyen eşin çocuğun bakım ve eğitim giderlerine katılma yükümlülüğü, mahkemenin boşanma veya ayrılığa karar verirken yaptığı düzenlemenin parçasıdır (TMK m.182/1, m.182/3). Boşanma hükmüyle birlikte verilen iştirak nafakası da bu nedenle boşanma hükmünün kesinleşmesini bekler.
Nafaka alacaklısını koruyan ikinci kural, icranın geri bırakılması yasağıdır: nafaka kararı icraya konulabilir hâle geldikten sonra borçlu, kanun yoluna başvurarak icranın geri bırakılmasını isteyemez (HMK m.350/1; İİK m.36/4). Takip usulü için nafaka alacağının icra takibi yazısına bakabilirsiniz.
6. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Taşınmaz ve Gemi Kararları
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar arasında en sık karşılaşılanlar taşınmaz üzerindeki ayni hakka ilişkin hükümlerdir (HMK m.350/2). Tapu iptali ve tescil, ortaklığın giderilmesi ve elatmanın önlenmesi hükümleri bu kapsamdadır.
6.1. Tapu İptali ve Tescil İlamındaki Para Alacağı
Kesinleşmeden icraya konulamayacak taşınmaz kararlarında da kanun, şartı ilamın tamamına bağlar ve aynı ilamda hükmedilen vekalet ücreti veya yargılama gideri için ayrı bir istisna öngörmez (HMK m.350/2). Taşınmazın aynına ilişkin bir ilamdaki parasal kalemler, ilam kesinleşmeden ayrı bir takip konusu yapıldığında aynı şikâyet riski doğar.
6.2. Gemilere İlişkin Kararlar Kesinleşmedikçe İcra Edilemez
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlara İcra ve İflas Kanunu gemiler için ayrı bir hüküm ekler: bayrağına ve sicile kayıtlı olup olmadığına bakılmaksızın bütün gemilere ve bunlarla ilgili ayni haklara ilişkin kararlar kesinleşmedikçe icra edilemez (İİK m.31/a). Sicile kayıtlı Türk gemilerine ilişkin davalarda davacı lehine hüküm verilirse mahkeme, hükmün özetini gemi siciline bildirir ve hüküm sicile şerh edilir (İİK m.31/a).
7. Kesinleşmeden İcraya Konulabilen Kararlar Hangileridir?
Kesinleşmeden icraya konulabilen kararlar, kanunun kesinleşme şartı saymadığı hükümlerdir. Para alacağına ilişkin genel hukuk hükümlerinin yanında kanun, bazı karar türleri için kesinleşme beklenmeyeceğini ayrıca yazar.
7.1. Tahliye Kararı Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Tahliye kararının kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağı, kararı veren merciye göre ayrı düzenlenmiştir. İcra mahkemesinin tahliyeye ilişkin kararının infazı için kesinleşmesi beklenmez; ancak tahliye için kararın borçluya tefhimi veya tebliği tarihinden itibaren on gün geçmesi gerekir ve borçlu bu karar hakkında icranın geri bırakılmasını isteyebilir (İİK m.269/c). Bu yol, tahliye talepli icra takibi sonunda verilen kararlar için önemlidir.
Sulh hukuk mahkemesinin kira sözleşmesine dayanan tahliye hükmü ise HMK m.350/2’de sayılan kişiler hukuku, aile hukuku veya taşınmaz ayni hakkı alanlarından birine girmez. Bu hükümde genel kural uygulanır: kanun yolu icrayı durdurmaz, borçlu icranın geri bırakılmasını isteyebilir (HMK m.350/1, m.367/1; İİK m.36).
7.2. İcra Mahkemesi Kararları Kesinleşmeden Uygulanır mı?
İcra mahkemesi kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulması, satıştan başka icra işlemlerini durdurmaz (İİK m.363/4). Aynı kural bölge adliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz için de geçerlidir (İİK m.364/3). İstinaf yoluna başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren iki haftadır (m.363/1).
7.3. İdare Mahkemesi Kararları Kesinleşmeden Uygulanır mı?
İdare mahkemesi kararları kesinleşme beklemeden uygulanır. Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının gereğini idare gecikmeksizin yerine getirmek zorundadır ve bu süre kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez (İdari Yargılama Usulü Kanunu m.28/1). Belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen para ile vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin idareye yazılı olarak bildireceği banka hesabına yatırılır; süresinde ödeme yapılmazsa genel hükümler dairesinde icra olunur (m.28/2).
2 Temmuz 2026 değişikliği. 7588 sayılı Kanunla İYUK m.28/1’e eklenen cümle, kesinleşme beklemeden uygulanma kuralına yeni bir istisna getirmiştir. Millî Savunma Bakanlığı, Jandarma, Sahil Güvenlik, Emniyet ve Millî İstihbarat Teşkilatı personeli ile adayları hakkında terör örgütleriyle bağlantı gerekçesiyle kamu görevine alınmama veya kamu görevinden çıkarılma işlemlerine, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 35. maddesine göre tesis edilen işlemlere ve olumsuz güvenlik soruşturması veya arşiv araştırması sonucuna karşı açılan davalarda, göreve iade sonucunu doğuran kararlar nihai kararların kesinleşmesinden sonra yerine getirilir (İYUK m.28/1). Genel çerçeve için idari yargı yazısına bakabilirsiniz.
7.4. Tüketici Hakem Heyeti Kararları Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Tüketici hakem heyeti kararları, İcra ve İflas Kanunu’nun ilamların yerine getirilmesine ilişkin hükümlerine göre yerine getirilir (6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun m.70/2). Taraflar karara karşı tebliğden itibaren iki hafta içinde tüketici mahkemesine itiraz edebilir; ancak itiraz, kararın icrasını durdurmaz (m.70/3). Hâkim, talep edilmesi şartıyla kararın icrasını tedbir yoluyla durdurabilir (m.70/3). Başvuru ve itiraz süreci için tüketici hakem heyetine başvuru ve itiraz yazısına bakabilirsiniz.
8. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar: Özel Kanunlardaki Hükümler
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararların bir kısmı HMK’de değil, uyuşmazlığın ait olduğu özel kanunda düzenlenmiştir. Bu hükümler kesinleşmeyi her zaman ilamın tamamına değil, belirli bir sonuca bağlar.
8.1. Menfi Tespit ve İstirdat Davası Kararları
Menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlanırsa takip derhal durur; ilamın kesinleşmesi üzerine, içeriğine göre ve ayrıca hüküm almaya gerek olmadan icra kısmen veya tamamen eski hâline iade edilir (İİK m.72/5). Yani takibin durması kesinleşmeyi beklemez, ödenen paranın geri alınması ise bekler.
Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kararı kalkar; alacaklı, tedbir nedeniyle alacağını geç almaktan doğan zararını gösterilen teminattan ancak hükmün kesinleşmesi hâlinde alır (İİK m.72/4). Borçlu tedbir almamış ve borcu ödemişse dava istirdat davası olarak devam eder (m.72/6). Davanın koşulları için menfi tespit davası yazısına bakabilirsiniz.
8.2. İşe İade Kararı Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
İşe iade kararında kanun, işçinin işe başlatılma sürecini kesinleşmiş karara bağlar. İşçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır; bu süre içinde başvurmazsa işverenin feshi geçerli sayılır (İş Kanunu m.21/6). İşçiye, kararın kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre için en çok dört aya kadar doğmuş ücret ve diğer hakları ödenir (m.21/3).
İşveren, başvuru üzerine işçiyi bir ay içinde işe başlatmazsa işçiye en az dört, en çok sekiz aylık ücreti tutarında tazminat ödemekle yükümlü olur (m.21/1). Mahkeme bu tazminatı ve boşta geçen süre ücretini dava tarihindeki ücreti esas alarak parasal olarak belirler (m.21/4). Dava koşulları için işe iade davası şartları yazısına bakabilirsiniz.
8.3. Ceza Mahkemesi Kararları Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Ceza mahkemesinin mahkûmiyet hükümleri kesinleşmedikçe infaz olunamaz (Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun m.4/1). Süresi içinde yapılan istinaf başvurusu ve temyiz başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller (Ceza Muhakemesi Kanunu m.275/1, m.293/1).
Ceza hükmünde yer alan vekalet ücreti ve yargılama gideri de aynı hükmün parçasıdır. Kanun bu parasal kalemlerin ne zaman icraya konulacağını ayrıca düzenlemez; hüküm kanun yoluna taşınmışsa kesinleşme gerçekleşmemiştir (CMK m.275/1). Bu kalemler için takip talebinde bulunmadan önce hükmün kesinleşmiş olduğunu gösteren kaydın alınması, şikâyet riskini ortadan kaldırır.
8.4. Yabancı Mahkeme Kararları Kesinleşmeden Türkiye’de İcra Edilebilir mi?
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş ilamların Türkiye’de icra olunabilmesi, yetkili Türk mahkemesinin tenfiz kararı vermesine bağlıdır (Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m.50/1). Tenfizine karar verilen yabancı ilam Türk mahkemesi ilamı gibi icra olunur (m.57/1). Genel kuraldan farklı olarak, tenfiz istemi hakkında verilen karara karşı temyiz yerine getirmeyi durdurur (m.57/2). Süreç için tanıma ve tenfiz davası yazısına bakabilirsiniz.
8.5. Sayıştay İlamları
Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra doksan gün içinde yerine getirilir; ilamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur (6085 sayılı Sayıştay Kanunu m.53).
9. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlarda Kanunun Açıkça Düzenlemediği Durumlar
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar kanunda sayılırken bazı sık sorulan hükümler için ayrı bir kural yazılmamıştır. Bu hükümlerde sonucu kanun lafzı tek başına vermez; takipten önce kesinleşme kaydı alınması güvenli yoldur.
- Kira tespit hükmü: Mahkemece belirlenen kira bedeli, kanundaki koşullarla yeni kira döneminin başlangıcından itibaren kiracıyı bağlar (Türk Borçlar Kanunu m.345/2). Kira tespit davası bir tespit davasıdır ve mahkeme bu davada bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığını belirler (HMK m.106/1). İlamlı icrada icra emri ise para borcuna veya teminat verilmesine dair ilam üzerine gönderilir (İİK m.32/1). Kanun, tespit edilen kira farkının hangi andan itibaren takibe konulabileceğini ayrıca düzenlemez. Davanın kendisi için kira tespit davası yazısına bakabilirsiniz.
- İstihkak davasının kabulü: İcra ve İflas Kanunu, istihkak davasının reddi hâlinde kanun yoluna başvuran davacının icra dairesinden İİK m.36’ya göre mühlet isteyebileceğini düzenler (İİK m.97/14). Davanın kabulüne ilişkin hükmün haczin kaldırılması bakımından ne zaman uygulanacağı ise kanunda ayrıca yazılı değildir. Ayrıntı için istihkak davası yazısına bakabilirsiniz.
- Nafaka artırım hükmü: Irat biçiminde ödenmesine karar verilen nafakanın artırılmasına karar verilebilir (TMK m.176/4). Artırım hükmünün kesinleşmeden icraya konulup konulamayacağı kanunda ayrıca düzenlenmemiştir. Artırım davası için nafaka artırım davası yazısına bakabilirsiniz.
- İhtiyati haciz ve takip süresi: İhtiyati haciz dava görülürken konulmuşsa alacaklı, esas hakkındaki hükmün tebliğinden itibaren bir ay içinde takip talebinde bulunmak zorundadır; aksi hâlde ihtiyati haciz hükümsüz kalır (İİK m.264/3, m.264/4). Kanun, esas hüküm kesinleşme şartına tabi olduğunda bu sürenin nasıl işleyeceğini ayrıca düzenlemez. İhtiyati haciz kararı bulunan alacaklının bu iki kuralı birlikte değerlendirmesi gerekir.
10. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlarda Faiz Ne Zaman Başlar?
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlarda faizin başlangıcı, kesinleşme tarihine göre değil hükmün sonuç kısmına göre belirlenir. Mahkeme hükmün sonuç kısmında taraflara yüklenen borçları açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermek zorundadır (HMK m.297/2). Kesinleşme şartı ise yalnız hükmün yerine getirilmesini erteler (HMK m.350/2) ve hüküm sonucunda yazılı faiz başlangıcını değiştiren bir kural içermez. Bu nedenle alacaklı kesinleşmeyi beklediği süre boyunca takip başlatamaz; faizin hangi tarihten işleyeceği ise ilamın hüküm fıkrasından okunur.
11. Kesinleşme Kaydı Nasıl Alınır ve Takip Nasıl Başlatılır?
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlarda takibin ilk koşulu, kesinleşmenin ilam üzerinde belgelenmesidir. Hükmün kesinleştiği, ilamın altına veya arkasına yazılır; tarih ve mahkeme mührü konularak başkan veya hâkim tarafından imzalanır (HMK m.302/4). Kanun yollarından geçerek kesinleşen kararların kesinleşme kaydı da ilk derece mahkemesince yapılır (m.302/5).
Kesinleşme şartına tabi bir ilamla takip başlatacak alacaklı için sıra şöyledir:
- İlamın konusunu belirleyin: kişiler hukuku, aile hukuku, taşınmaz ayni hakkı, gemi ayni hakkı veya mahkûmiyet hükmü ise kesinleşme gerekir (HMK m.350/2; İİK m.31/a; 5275 sayılı Kanun m.4).
- Kanun yolu sürelerinin dolduğunu veya kanun yolu incelemesinin tamamlandığını kontrol edin ve ilk derece mahkemesinden kesinleşme kaydını alın (HMK m.302/4, m.302/5).
- Kesinleşme kaydı taşıyan ilamı icra dairesine sunun; icra müdürü para borcuna ilişkin ilam için borçluya icra emri gönderir (İİK m.32/1).
- Aynı ilamda kesinleşme şartına tabi olmayan kalemler varsa (örneğin dava sürerken alınan tedbir nafakası) bunları kesinleşme şartına tabi kalemlerden ayırarak takip edin (TMK m.169).
Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün takibe konulmasına engel değildir (HMK m.302/2).
12. Kesinleşmeden İcraya Konulamayacak Kararlar Takibe Konulursa Ne Yapılır?
Kesinleşmeden icraya konulamayacak bir karar kesinleşme kaydı olmadan takibe konulmuşsa borçlunun başvuracağı yol, icra dairesinin kanuna aykırı işlemine karşı icra mahkemesine şikâyettir (İİK m.16/1). Şikâyet kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapılır (m.16/1); bu nedenle icra emrinin tebliğinden sonra gecikmeden başvurulmalıdır. Şikâyet, borçlunun borcu olup olmadığını değil, ilamın takibe konulma koşulunun bulunup bulunmadığını inceletir; ilamdaki kalemlerden yalnız bir kısmı kesinleşme şartına tabiyse şikâyet de o kalemlerle sınırlı tutulabilir.
Kanun metinlerinin güncel hâline Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve İcra ve İflas Kanunu sayfalarından ulaşılabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Hangi kararlar kesinleşmeden icraya konulamaz?
Kesinleşmeden icraya konulamayacak kararlar kanunda sayılmıştır: kişiler hukuku, aile hukuku ve taşınmaz mal ile ilgili ayni haklara ilişkin kararlar (HMK m.350/2, m.367/2), gemilere ve gemilerle ilgili ayni haklara ilişkin kararlar (İİK m.31/a) ve ceza mahkemelerinin mahkûmiyet hükümleri (5275 sayılı Kanun m.4). Bu alanların dışındaki para alacağı hükümleri kural olarak kesinleşme beklemez.
Kesinleşmeden icraya konulabilen kararlar hangileridir?
Para alacağına ilişkin hükümler kanun yoluna başvurulsa da icraya konulabilir, çünkü istinaf ve temyiz icrayı durdurmaz (HMK m.350/1, m.367/1). İcra mahkemesinin tahliye kararı (İİK m.269/c), idare ve vergi mahkemesi kararları (İYUK m.28) ve tüketici hakem heyeti kararları (6502 sayılı Kanun m.70) da kesinleşme beklemeden uygulanır.
Tahliye kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
İcra mahkemesinin tahliye kararı kesinleşme beklemeden uygulanır; ancak tahliye için kararın borçluya tefhimi veya tebliğinden itibaren on gün geçmesi gerekir ve borçlu icranın geri bırakılmasını isteyebilir (İİK m.269/c). Kira sözleşmesine dayanan tahliye hükmü HMK m.350/2'de sayılan ayni haklardan biri değildir; genel kural uygulanır.
Nafaka kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Nafakanın türüne göre değişir. Boşanma davası sürerken alınan tedbir nafakası geçici önlemdir ve dava süresince uygulanır (TMK m.169). Boşanma hükmüyle birlikte verilen yoksulluk ve iştirak nafakası ise aile hukukuna ilişkin hükmün parçasıdır; boşanma hükmü kesinleşmeden icraya konulamaz (HMK m.350/2). Nafaka kararlarında icranın geri bırakılmasına karar verilemez.
Vekalet ücreti ve tazminat kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Hükmün konusuna bağlıdır. Alacak davasındaki vekalet ücreti ve tazminat, para alacağı hükmü olarak kesinleşme beklemez. Kişiler hukuku, aile hukuku veya taşınmaz ayni hakkına ilişkin kararlarda ise kanun kesinleşme şartını karara bağlar ve aynı ilamdaki vekalet ücreti, tazminat veya yargılama gideri için ayrı bir istisna öngörmez (HMK m.350/2).
Menfi tespit davası kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
Menfi tespit davası borçlu lehine sonuçlanırsa takip derhal durur; icranın kısmen veya tamamen eski hâle iadesi ise ilamın kesinleşmesine bağlıdır (İİK m.72/5). Dava alacaklı lehine sonuçlanırsa ihtiyati tedbir kalkar; alacaklı gecikme zararını teminattan ancak hükmün kesinleşmesinden sonra alabilir (İİK m.72/4).
İşe iade kararı kesinleşmeden icraya konulabilir mi?
İşe iade kararında işçinin işe başlamak için işverene başvuru süresi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on iş günüdür (4857 sayılı İş Kanunu m.21/6). Boşta geçen süre için ödenecek ücret de kanunda kararın kesinleşmesine kadar geçen süreye bağlanmıştır ve en çok dört aylık ücretle sınırlıdır (m.21/3).
İdare mahkemesi kararları kesinleşmeden uygulanır mı?
Uygulanır. İdare, esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların gereğini gecikmeksizin ve tebliğden başlayarak en geç otuz gün içinde yerine getirmek zorundadır (İYUK m.28/1). 2 Temmuz 2026 tarihli 7588 sayılı Kanunla eklenen cümle, belirli kamu görevlileri hakkında göreve iade sonucunu doğuran kararları ise nihai kararın kesinleşmesinden sonraya bırakır.
Kesinleşmeden icraya konulamayan kararlarda faiz ne zaman başlar?
Faizin başlangıcı hükmün sonuç kısmında yazılıdır; mahkeme taraflara yüklenen borcu açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermek zorundadır (HMK m.297/2). Kesinleşme şartı yalnız hükmün yerine getirilmesini erteler (HMK m.350/2); hüküm sonucunda yazılı faiz başlangıcını değiştiren bir kural koymaz.
Kesinleşmesi gereken karar icraya konulursa ne yapılır?
Borçlu, icra dairesinin kanuna aykırı işlemine karşı icra mahkemesine şikâyet yoluna başvurur (İİK m.16). Şikâyet kural olarak işlemin öğrenildiği tarihten itibaren yedi gün içinde yapıldığından icra emrinin tebliğinden sonra gecikmeden başvurulmalıdır. İlam sonradan kaldırılır veya bozulursa icra muameleleri durur ve icra eski hâline iade edilir (İİK m.40).
